Tezelemek nedir, Tezelemek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yenilemek; yeniden aynı işi yapmak; nüksetmek.

Tekrarlamak.

Tezelemek kısaca anlamı, tanımı

Teze : Taze, yeni. Yeni, taze. Tezgâhta ip sarılan makara. Taze. Teyze. Taze, yeni, şimdi

Tezel : Çabuk iş gören, becerikli.

Tekrarlamak : Bir işi bir kez daha yapmak, yinelemek, tekrar etmek.

Tekrarlama : Tekrarlamak işi.

Yenilemek : Bir kimse veya bir şeyin yerine yenisini koymak. Hastalık, tekrarlamak.

Yenileme : Yenilemek işi. Eski bir yapıda yıkılmış, bozulmuş olan bölümleri aslına uygun bir biçimde onarma, restorasyon.

Yeniden : Gene, yine, bir daha, tekrar.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

 

Tekrar : Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması. Bir konuşma veya yazıda aynı düşünceyi, kelimeyi birçok defa söyleme. Bir daha, yine, yeniden, gene.

Yenile : Şimdi, pek az önce. Az önce, hemen, yeni. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yeni, henüz, yeniden, pek yeni.

Yenil : Hafif.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Nüks : Bir durumun veya olayın yeniden ortaya çıkması.

Aynı : Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o.

Diğer dillerde Tezaurozis anlamı nedir?

İngilizce'de Tezaurozis ne demek ? : thesaurosis