The bends türkçesi The bends nedir

  • Dalgıç hastalığı.
  • Dalgıçlarda vurgun.
  • Vurgun.
  • Dalgıçların yaşadığı vurgun.

The bends ingilizcede ne demek, The bends nerede nasıl kullanılır?

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Bends : Vurgun. Eğmek. Bağlamak (yelken). Boyun eğmek. Çökmek (diz). Yönelmek. Hava ambolisi. Vurgun hastalığı. Oynama yapmak. Kıvırmak.

The 1967 borders : Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat. 1967 sınırları.

The 2004 tsunami : 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The above : Yukarıda anılan. Yukarıki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıdaki.

The ablative : İsmin -den hali. Çıkma durumu. Ablatif.

İngilizce The bends Türkçe anlamı, The bends eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The bends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Decompression sickness : Dalgıcın bedeninde basıncın hızla düşmesi sonucu oluşan fiziksel durum. Vurgu. Düşük basınç hastalıgı. Gaz kabarcığı hastalığı. Basınç hastalığı. Dekompresyon hastalığı. Vurgun yeme.

Haul : Çekme. Taşımak. Yön değiştirmek. Sürüklemek. Bir ağdan çıkan balık miktarı. Çekiş. Ağ ile balık tutmak. Ganimet. Çekmek.

Pelf : Haksız kazanç. Servet. Yağma. Varlık. Para.

Bends : Kıvırmak. Eğilmek. Hava ambolisi. Kıvrılmak. Esnetmek. Yüksekten alçağa ani basınç değişimlerinin zararlı etkisi sonucu dolaşımda erimiş haldeki gazların, serbest halde gaza dönüşmeleri sonucu oluşan gaz embolisiyle çizgili kaslarda ağrı, omurilik ve beyinde lezyonlarına bağlı felçler ve ölümle belirgin bozukluk, dekompressyon hastalığı, dalgıç hastalığı. Bükülmek. Vurgun hastalığı.

Caisson disease : Vurgun yeme. Kısan hastalığı. Yüksekten alçağa ani basınç değişimlerinin zararlı etkisi sonucu dolaşımda erimiş haldeki gazların, serbest halde gaza dönüşmeleri sonucu oluşan gaz embolisiyle çizgili kaslarda ağrı, omurilik ve beyinde lezyonlarına bağlı felçler ve ölümle belirgin bozukluk, dekompressyon hastalığı, dalgıç hastalığı. Caisson hastalığı. Dekompresyon hastalığı. Vurgun (deniz). Vurgun hastalığı.

Hauls : Çekmek. (rüzgar) dönmek. Ağ ile balık tutmak. Taşımak. Yön değiştirmek. Sürüklemek.

Cleanups : Temizle. Avanta. Temizleme. Tasfiye. Büyük temizlik. Temizlik.

Killing : Katletme. Öldürücü. Ortadan kaldırma. Voli. İtlaf. Öldürme. Yalanlama. Çok komik. Av.

In love with : Aşık. Müptela.

Pelfs : Haksız kazanç. Servet. Yağma. Para.

The bends synonyms : profiteering, booty, depth intoxication, pickup, pickups, enamored.