The further türkçesi The further nedir
- İlerlemesini sağlamak.
- Kolaylaştırmak.
- İlerlemesine yardım etmek.
- Öteki.
- Daha öte.
- Ötedeki.
- Destek olmak.
- İlerletmek.
- Daha ileri.
- Yardım etmek.
The further ile ilgili cümleler
English: Drastic measures must be taken to prevent the further spread of the virus.
Turkish: Virüsün daha fazla yayılmasını engellemek için ciddi tedbirler alınmalı.
The further ingilizcede ne demek, The further nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.
Further : Kolaylaştırmak. Yeni. Daha ilerde. Ötede. Bundan başka. İleri. Daha ileri. Bir başka. Ötedeki. Ayrıca.
On the further side of : Ötesinde.
The 1967 borders : Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat. 1967 sınırları.
The 2004 tsunami : 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.
The ablative : Çıkma durumu. İsmin -den hali. Ablatif.
The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.
İngilizce The further Türkçe anlamı, The further eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The further ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bear a hand : Yardım eli uzatmak.
Shores : Payanda vurmak. Kanıtlamak. Desteklemek.
Further : Daha fazla. Daha. Daha uzakta. Öteye. Başka yerde. Başka yere.
Catalyzes : Tezleştirme. Katalize etmek. Kataliz.
Assisting : Hazır bulunmak. Yardımcı olmak. Asistanlık etme. Desteklemek.
Far : Uzakta. Uzağa. Pek çok. -den uzak. Öbür. Bir hayli. İlerlemiş. Aşırı. Daha uzaktaki.
Abet : Yoldan çıkarmak. Yüz vermek. Tahrik etmek. Cesaret vermek. Sevk etmek. Kışkırtmak. Fitlemek. Kızıştırmak. Suç ortaklığı yapmak.
Bolster up : Cesaretlendirmek. Güçlendirmek. Desteklemek. Yastıkla beslemek.
Enables : İzin vermek. Fırsat sunmak. Yetki vermek. Olanak sağlamak. Geçit vermek. Sağlamak. Olanaklı kılmak. Olanak tanımak. Olanak vermek.
Abets : Suça katılmak. Kızıştırmak. Yardımda bulunmak. Yoldan çıkarmak. Tahrik etmek. Cesaret vermek. Yardakçılık etmek. Özendirmek (suç). Suç ortaklığı yapmak.
The further synonyms : remaining, catalyzed, see through, alternative, eased, edge, aid, other, bear somebody out, catalysing, back up, cultivates, carry forward, bear up, expedites, ease, shored, shoring, champion, expediting, catalyze, yonder, thats, eases, ulterior, better, that, expedite, assists, catalyse, championing, befriended, furthers.

Bu kısımda The further kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The further ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The further anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The further ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.