The group of fifteen türkçesi The group of fifteen nedir

  • G15.
  • Üye ülkeler arasındaki işbirliğini geliştirmek, dünya ticaret örgütü ve g7 gibi uluslararası gruplara üyeleri adına görüş bildirmek amacıyla cezayir, arjantin, brezilya, şili, mısır, hindistan, endonezya, jamaika, kenya nijerya, malezya, meksiko, peru, senegal sri lanka, venezüella ve zimbabve gibi on yedi gelişmekte olan ülkenin oluşturduğu örgüt.
  • İktisat alanında kullanılır.

The group of fifteen ingilizcede ne demek, The group of fifteen nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Group : Sınıflandırmak. Gruplaştırmak. Gruplandırmak. Eğitim, fizik, kimya, gramer, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Türküm. Türkümlere ayırmak. Öbek. Gruplamak. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Topluluk.

Of : Den. İle ilgili. Li. Karşı. -den övünerek bahsetmek. -nin. In. -in. -dan. Nin.

Fifteen : On beş rakamı (15, xv). 15. Onbeş. On beş.

The group of 77 : Temel uluslararası iktisadi sorunları tartışmak, ortak iktisadi çıkarları savunmak ve güney ülkelerinin kalkınmasını gerçekleştirmek amacıyla bağlantısız ülkeler hareketinin siyasi erekleri doğrultusunda 15 haziran 1964 yılında birleşmiş milletler ticaret ve kalkınma konferansının birinci oturumu sonrasında hazırlanan ortak bildiriye imza koyan yetmiş yedi gelişmekte olan ülkenin oluşturduğu grup. bağlantısız ülkeler hareketi ile grup 77 arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlamak amacıyla 1994 yılında ortak eşgüdüm komitesi kurulmuştur. krş. birinci kalkınma on yılı. Grup 77.

 

The group of seven : Yediler grubu. G7. Kendi aralarındaki işbirliğini; dünya para ve ticaret sistemlerinin işleyişini geliştirmek; uluslararası uyuşmazlıkları çözme ve önlemedeki kapasitesini güçlendirerek birleşmiş milletleri yeniden canlandırmak için işbirliği yapmak amacıyla, 1975 yılında abd, almanya, ingiltere, japonya, fransa, italya ve kanada’nın oluşturduğu sanayileşmiş ülkeler topluluğu. krş. g5, g8.

The group of eight : G8. Rusya federasyonu’nun 1998 yılında g7 ülkelerine katılımıyla genişleyen sanayileşmiş ülkeler topluluğu. krş. g7, g5.

The group of five : Beşler grubu. G5. Uluslarararası ticaret ve para konularında işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla fransa, almanya, japonya, ingiltere ve abd’den oluşan ülkeler topluluğu. krş. g7, g8.

The group of ten : Onlar grubu. Uluslararası iktisadi, parasal ve finansal sorunlarına ilişkin görüş alışverişinde bulunmak ve işbirliği yapmak amacıyla belçika, kanada, fransa, almanya, italya, japonya, hollanda, isveç, ingiltere ve abd’nin 1962 yılında oluşturduğu daha sonra isviçre’nin katılımıyla ülke sayısı on bire ulaşmasına karşılık aynı adla anılmaya devam edilen sanayileşmiş ülkeler topluluğu. G10.

 

İngilizce The group of fifteen Türkçe anlamı, The group of fifteen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The group of fifteen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

The group of fifteen synonyms : a pass through certificate, a shift in individual demand, abnormal budget receipts, abnormal budget expenditures, a shift in demand, ability rent.