The two türkçesi The two nedir

  • [#iki İkili].
  • İki kişi.
  • Çift.
  • İki rakamı.
  • İkisi.
  • İki.
  • İki adet.
  • 2.
  • İki tane.
  • İskambilde ikili.

The two ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't tell the two twins apart.
Turkish: Ali iki ikizi birbirinden ayıramadı.

English: A war broke out between the two countries.
Turkish: İki ülke arasında bir savaş patlak verdi.

English: After much negotiation, the two sides in the dispute reached a compromise.
Turkish: Görüşmelerden sonra iki taraf, anlaşmazlık konusunda bir uzlaşmaya vardılar.

English: A war exploded between the two countries.
Turkish: İki ülke arasında savaş patlak verdi.

English: Ali did neither of the two things I asked him to do.
Turkish: Ali onun yapmasını istediğim iki şeyden hiç birini yapmadı.

The two ingilizcede ne demek, The two nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Two : İkili. İki tane. İkisi. Çift. 2. İki rakamı. İki. İki adet. İskambilde ikili.

The two of us : İkimiz.

The two tables of the covenant : On emrin tabletleri. Anlaşmanın iki masası. On emrin levhaları.

Just the two of us : Sadece ikimiz. Yalnız ikimiz.

 

The 2004 tsunami : 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

The 1967 borders : Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları. Yeşil hat.

İngilizce The two Türkçe anlamı, The two eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The two ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Either : Birinden biri. İster. Her iki. Her ikisi. De. Da. Her. De değil. Herhangi biri. Ya şu ya bu.

Diploid : kalıtsal. Diploit. Diployid. Aynı kromozom takımından iki tane kapsayan hücre ya da birey. İkikatlamh. Diployit. İki katlı. Yarısı anneden yarısı babadan gelen o türe has kromozom hücresi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aynı kromozom takımından iki tane kapsayan hücre veya birey.

Bigeminal : Simetrik. Dual.

Amphi : İki yönden. iki yönlü. çevresinde. Amfi.

Couples : Eş. Karı koca. Çiftler.

Bi : Bi. İki, çift. Bizmutun simgesi. Biseksüel. İki kere.

Twosomes : İki şey. İki kişilik. İki kişi ile oynanan oyun. Çift kişilik dans. İki kişilik dans veya oyun.

The two synonyms : couples of, two, diad, binal, couple, duet, bilateral, ambi, ordinals, double, diplo, twain, dual, ordinal, binary, euchres, inched, euchre, duo, dichotomous, dyad, deux, dimer, deuce, couple of, dimers, duetted, two people, conjugate, duets, dipl, twains, dyads.