Two türkçesi Two nedir

  • İki adet.
  • İki tane.
  • İskambilde ikili.
  • İkisi.
  • İki rakamı.
  • İki.
  • 2.
  • İkili.
  • Çift.

Two ile ilgili cümleler

English: A cat has two ears.
Turkish: Bir kedinin iki kulağı vardır.

English: "I don't like Tom." "That makes two of us."
Turkish: "Tom'u sevmiyorum." " Seninle aynı fikirdeyim."

English: A bird in the hand is better than two in the bush.
Turkish: Eldeki bir kuş çalılıktaki iki kuştan daha iyidir.

English: "How long will it take?" "About two weeks."
Turkish: "Daha ne kadar sürer? Yaklaşık iki hafta."

English: A bird in the hand is worth two in the bush.
Turkish: Eldeki serçe çalılıktaki keklikten iyidir.

Two ingilizcede ne demek, Two nerede nasıl kullanılır?

Two a penny : Çok sıradan.

Two address : İki adresli.

Two at a time : İkişer.

Two bit : Ucuz. Değersiz. Beş paralık.

Two bits : Bir doların dörtte biri. 25 sent. Bir doların çeyreği.

Two by two table : 2x2 tablo. Dört gözlü tablo.

Two color : İki renkli. İki farklı rengi olan.

Two chamber system : Çift meclis sistemi. Çift meclis jüyesi.

Two colored : İki renkli.

Two by four : İnce. Beşe on kalas. İkiye dört. Önemsiz (gayrı resmi). 4 birim genişliğinde iki birim kalınlığında tahta parçası. Sıkı (gayrı resmi). Dar.

İngilizce Two Türkçe anlamı, Two eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Two ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Digit : Rakam hanesi. Sayamak. Hane. Bir parmağın genişliği. Dijit. Parmak kemiği. Tek haneli rakam. Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. Parmak. Sıfırdan dokuza kadar tamsayıların her biri.

Dimer : Daha küçük iki özdeş molekül kombinasyonundan oluşan molekül (kimya). Aynı madde içerisindeki iki molekülünün birleşmesiyle oluşan bileşik. İki merli. İki monomerden oluşan moleküler yapı. Dimer.

Dichotomous : Çatal şeklinde. İki parçaya ayıran. İkiye bölünmüş. İki parçaya ayrılmış. İkiye bölen. İkiye bölünen.

Figure : Desen. İfade etmek. Süslemek. Sayı. Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye ve birkaç değişken arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgisel anlatım türü. Figür. İnsan tasviri. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Saymak. Olarak yer almak.

Bi : Bizmutun simgesi. İki, çift. Biseksüel. İki kere. Bi.

Yoke : Boyunduruk. Koşmak. Boyunduruğu altına almak. Boyunduruğa koşulmuş çift hayvan. Hayvana boyunduruk geçirmek. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm. Bağlamak. Boyunduruğa koşmak. Bağ. Bağlanmak.

Double : İki misli yapmak. İkişerli. Duble. İki misli. İki kişilik. İkiye katlamak. İki kat. Çifte.

Inched : 54 cm. Pus. Parmak. İnçlik. Yavaş yavaş hareket etmek. 54 cm'lik uzunluk ölçüsü. Yavaş yavaş hareket ettirmek. Az miktar. İnç.

Bilateral : Çift taraflı bakışımlı alopesi. Karşılıklı. İkiyanlı. İki kenarlı. İki yönlü. Bilateral. Çiftyanlı. Metabolik bozukluklara ve iç salgı bezi bozukluklarına bağlı olarak oluşan, çift taraflı, bakışımlı, kedi ve köpeklerde görülen kıl dökülmesi. İki yüzlü. İki yanlı.

 

Either : Her iki. Herhangi biri. Her ikisi. Her. De. Birinden biri. De değil. Ya şu ya bu. Ne de. Da.

Two synonyms : snake eyes, 2, the two, duo, ii, ambi, duad, pair, binary, twain, di, dipl, inch, a couple of, ordinal, euchre, binal, dyads, duet, twosome, duetted, brace, diplo, span, deux, doublet, distich, couples of, ordinals, euchres, bipartite, couples, dimers.

Two zıt anlamlı kelimeler, Two kelime anlamı

Ordinal : Takıma ait. Sıralı. Derece gösteren. Sıra. Sıra sayısı. Sıra belirten. Sıra gösteren. Takımla ilgili. Sırasal. 2.

Partisan : Taraftar. Gerilla. Tarafgir. Partizan. Çeteci. Yandaş. Partici. Taraftarlık. Fırkacı. Taraflı.

Two ingilizce tanımı, definition of Two

Two kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Two units or objects. The sum of one and one. The number next greater than one, and next less than three. Twice one. One and one.