Theatric türkçesi Theatric nedir

  • Tiyatral.
  • Tiyatro ile ilgili.

Theatric ingilizcede ne demek, Theatric nerede nasıl kullanılır?

Theatrical : Tiyatro özelliği taşıyan, tiyatroya gider özellikleri bulunan. Temsili. Tiyatroluk. Dramatik. Abartmalı. Abartılı. Sahte. Tiyatral. Doğal olmayan.

Theatrical company : Tiyatrolarda sahne alan grup. Tiyatro grubu.

Theatrical costume : Giysi. Oyuncuların rol gereği giydikleri giysi.

Theatrical dance : Sahne üzerinde tiyatro anlatımını getiren ve tiyatro öğelerini kapsayan dans türü. Tiyatroluk dans.

Theatrical education : Tiyatroyu her yönüyle, kuramsal ve uygulama alanlarıyla öğretmeyi, aydınlatmayı ve denemeyi amaç edinen eğitim yöntemi. Tiyatro eğitimi. Tiyatroyu, kaynağı, tarihsel gelişmesi, kuralları, gereçleri, tekniği ve çeşitli yönleriyle aydınlatmayı erek edinmiş eğitim yöntemi.

Theatrical net : Tül. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma.

Theatrical role : Rol.

Theatrical film : Tecimsel film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tecimsel sinemalarda oynatılmak üzere gerçekleştirilmiş, bu sinemaların gereklerini ve izleyicinin durumunu göz önünde bulunduran film. (kötü anlamda) başarısız, kazançtan başka amaç gütmeyen kötü film.

Theatricality : Trajik. Yapmacıklık. Abartılı davranış. Çok dramatik olma durumu. Yapaylık. Aşırı abartılı olma durumu. Tiyatrallık.

 

Theatrical time : Tiyatro zamanı. Tiyatro yapıtına özgü süre. bu süre genel olarak bir olayın gerçekteki süresinden daha kısadır. sıçramalar ve atlamalarla daha yoğun biçimde süre kısaltılır. kimi kez olayın gerçek süresiyle eşit de olabilir. Olay süresi. Tiyatro yapıtına özgü zaman. bu süre genel olarak bir olayın gerçekteki süresinden daha kısa ve yoğun olur. bazen sıçramalar, atlamalar yapılabilir. kimi kez de olayın gerçek süresiyle eşit olabilir.

İngilizce Theatric Türkçe anlamı, Theatric eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Theatric ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parquet : Parke. Parke döşemek. Sıva. Gösteri salonlarında orkestraya bitişik bölüm. Parter. Parke kaplamak.

House : Evde oturmak. -de bulunmak. Konut. Ev sağlamak. Ev halkı. Eve yerleştirmek. Kendi evine almak. Yerleştirmek. Ev. Meclis.

Dramatic : Belirgin. Coşku veren. Gerilimli olan. Oyumsal. Dram'a, yani oyun türüne ilişkin olan. içinde gerilim, çatışma, çeşitli olaylar ve karşıtlıklar bulunan, insanla ve insan ilişkileriyle gelişen herhangi bir yapıt ya da olay. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tiyatroyla ilgili. dramla ilgili. coşkulandırıcı, acılı, feci. Drama, yani oyun türüne ilişkin özellik. zaman ve öykü yönünden gerilimli ve etkili, yoğunluğu olan yapıt. oyun türü ile kesin ilintisi olmadan, içinde gerilim, çatışma, karmaşık olaylar bulunan herhangi bir yapıt ya da olay. Çarpıcı.

Theater in the round : Arena tiyatro. Orta oyunu.

 

Orchestra : Tiy orkestra. Orkestra. Orkestra yeri. En ön sıralar. Tiy parter. Çalgı takımı. Saz takımı. Parter. Orkestra çalgı topluluğu.

Dressing room : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Soyunma odası. Makyaj odası. Giyinme odası. Sanatçıların tiyatroda giysilerini giyip çıkardıkları oda. Oyuncuların soyunup giyindikleri, makyaj yaptıkları oda. Tuvalet odası.

Stage : Sahne. Menzil. Kademe. Kat. Bir tiyatro yapısında oyun için ayrılmış olan bölüm. (bk. skene.). Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır). tv. bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü. sinema/tv. dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü. işliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü. Yönlendirmek. Konak. Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan. Evre.

Parterre : Parter (tiyatro terimi). Gösteri salonlarında yerkatı. Çiçeklik. Sahnenin bulunduğu kat. Kısımlanmış çiçek bahçesi. Parter. Çiçek bahçesi.

Theatrics : Dramatize etme sanatı. Yapmacık heyecan gösterisi. Oyunu sahneleme. Dramatik etki yapma.

Dress circle : Özel koltuklar. Sahneye en yakın koltuklar. Birinci balkon. Protokol yeri. Protokol kısmı.

Theatric synonyms : arena theater, dinner theatre, home theatre, dinner theater, theatre stage, vaudeville theatre, little theater, home theater, movie theater, parquet circle, movie theatre, tiered seat, movie house, picture palace, ticket office, edifice, building, pit, greenroom, standing room, cinema, orchestra pit, theater stage, music hall, scenical, ticket booth, circle, opera house, box office, opera, vaudeville theater, histrionic, theater.

Theatric zıt anlamlı kelimeler, Theatric kelime anlamı

Theatric antonyms : untheatrical, unthematic.

Theatric ingilizce tanımı, definition of Theatric

Theatric kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Theatrical.