Theatrical role türkçesi Theatrical role nedir

Theatrical role ingilizcede ne demek, Theatrical role nerede nasıl kullanılır?

Theatrical : Tiyatro özelliği bulunan ya da tiyatroya uygun özellikleri olan. Doğal olmayan. Tiyatroya ait. Abartılı. Abartmalı. Teatral. Temsili. Tiyatroluk. Dramatik. Tiyatro özelliği taşıyan, tiyatroya gider özellikleri bulunan.

Role : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir bireyin toplumsal işbölümü gereği yerine getirdiği işlev ya da bir işmenin üstlendiği işpayı. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Rol. Görevi. Görev. Üstlence. Sıfat. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Rol yapmak.

Theatrical company : Tiyatrolarda sahne alan grup. Tiyatro grubu.

Theatrical costume : Oyuncuların rol gereği giydikleri giysi. Giysi.

Theatrical dance : Sahne üzerinde tiyatro anlatımını getiren ve tiyatro öğelerini kapsayan dans türü. Tiyatroluk dans.

Theatrical education : Tiyatro eğitimi. Tiyatroyu her yönüyle, kuramsal ve uygulama alanlarıyla öğretmeyi, aydınlatmayı ve denemeyi amaç edinen eğitim yöntemi. Tiyatroyu, kaynağı, tarihsel gelişmesi, kuralları, gereçleri, tekniği ve çeşitli yönleriyle aydınlatmayı erek edinmiş eğitim yöntemi.

 

İngilizce Theatrical role Türkçe anlamı, Theatrical role eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Theatrical role ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Character : El yazısı. Harf. İşaret. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, sinema, televizyon, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Karakteristik yapı. Oymak. Şan. Canlının morfolojik ve fizyolojik özelliklerinden her biri.

Ploying : Sefer. Hile. İş. Taktik. Dalavere. Girişim. Numara yapma. Manevra.

Role : Görevi. Üstlence. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görev. Rol yapmak. Bir bireyin toplumsal işbölümü gereği yerine getirdiği işlev ya da bir işmenin üstlendiği işpayı. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Sıfat. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik.

Histrionics : Yapmacık tavır. Oyunculuk. Duygu sömürüsü. Artistlik. Ayak. Aktörlük. Sahne sanatı. Yapmacık davranış. Tiyatro sanatı.

Ploy : Manevra. Girişim. Sefer. Hile. İş. Dalavere. Taktik. Numara yapma.

Pretence : Hile. Rolüne girme. İddia. Yalan. Yalandan yapma. Bahane. Oyun. Numara.

Status : Sosyal durum. Hal. Vaziyet. Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum. Toplumsal ya da mesleki durum. Yasal durum. Prestij. Mevki.

Lines : Ana hatlar. Olta iğnesinin kullanılmasını sağlayan malzemelere verilen ad, beden malzemeleri doğal olan kendir, ipek, pamuk vb. sentetik olanları ise poliamid, poliester multi ve monofilament malzeme, oltanın ucuna genellikle bir fırdöndü vasıtasıyla bağlanan ve kalınlığı oltanın kalınlığına eşit veya daha az olan olta ipi parçası. Borular. Yüzey çizikleri. Replik. İletişim hatları. Satır sayısı. Olta ipi. Bahisçilere sunulan oranlar.

 

Part : Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. Pay. Elden çıkarmak. Tarakla ayırmak. Bölüm. Kopmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yan. Parçalamak.

Theatrical role synonyms : roles.