Ploy türkçesi Ploy nedir

Ploy ile ilgili cümleler

English: Actually, I'm currently unemployed.
Turkish: Aslında ben şu anda işsizim.

English: Ability is the only factor considered in promoting employees.
Turkish: Yetenek çalışanları teşvik etmede düşünülen tek faktördür.

English: A small company employs 50 people.
Turkish: Küçük bir şirket 50 kişi çalıştırmaktadır.

English: According to latest survey, 99% of employees want a free iPad.
Turkish: En son ankete göre çalışanların %99'u bedava iPad istiyor.

English: Ali accused the employee of stealing.
Turkish: Ali işçiyi çalmakla suçladı.

Ploy ingilizcede ne demek, Ploy nerede nasıl kullanılır?

Commercial ploy : Gişe oyunu. Kitlenin ilgisini çekmek, kazanç sağlamak amacıyla yazılmış oyun.

Ploying : İş. Sefer. Taktik. Manevra. Dalavere. Hile. Numara yapma. Girişim. Rol.

Ploys : Dalavere. Hile. Girişim. İş. Sefer.

Above full employment equilibrium : Tam işlendirme üzerindeki denge. Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel gayrisafi yurtiçi hasılayı aştığı, diğer bir deyişle enflasyonist gediğin oluştuğu milli gelir düzeyi.

Application deployment editor : Uygulama dağıtım düzenleyicisi.

Capital employed : İşletme sermayesi.

 

Causing unemployment : İşsizliğe öncülük etme. İşsizlikle sonuçlanma.

Be in the employ of : Birisi için çalışmak.

Classical unemployment : Klasik işsizlik. İşgücü istemi ve sunumunun reel ücretlerin bir fonksiyonu olduğu varsayımı altında, reel ücretlerin piyasayı temizleyecek denge reel ücretten (geçimlik ücretten) yüksek olması durumunda, işgücü sunumunun işgücü isteminden fazla olmasına bağlı olarak ortaya çıkan geçici işsizlik.

Bank employee : Banka çalışanı.

İngilizce Ploy Türkçe anlamı, Ploy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ploy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fling : Savurmak (kollarını). Devirmek. Fırlatma. Girişmek. Atmak. Düşünmek. Ani hareket etmek. Fırlatıp atmak. Yıkmak. Atma.

Biz : Zaman kaybı. Saçmalık.

Cheating : Dolap. Kopya. Boğuntu. Aldatan. Genellikle yazılı sınavlarda sorulara karşılık yazarken gizlice kitaba, ders notlarına ya da başkasının kağıdına bakma alışkanlığı. Hilekarlık. Müzevirlik. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir çıkar nedeniyle hayvanın kusurlarını gizlemek veya daha iyi nitelikte göstermek için yapılan işlemler.

Deception : Aldanma. Aldatmaca. Aldatma. Ayartma. Yanıltma. Utanç. Kandırma. Düzen.

Maneuvered : Manevra yapmak. Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Hile yapmak. Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için). Dolap çevirmek. Tedbir. Önlem almak. Manevra yaparak belirli bir yere getirmek.

Appointment : Atanılan makam. Memuriyet. Buluşma. Atama. Görev. Randevu. Emir. Tayin.

Beats : Çalmak (davul). Dayak atmak. Açmak (yol). Geçmek. Dövmek. Alt etmek (argo terim). Vurmak. Volta vurmak. Çırpmak. Atmak (kalp).

 

Fist : El. El yazısı. Yumruklamak. Muşta. Kalecinin topu tutamayacağı durumlarda yumrukları ile uzaklaştırması. Yumruk atmak. Avuçlamak. Teşebbüs.

Chicane : Kozsuz el briç. Şike. Safsata. Dalavera. Şikan. Hile yapmak. Şike yapmak. Hile ile elinden almak.

Comment : Hakkında yorumda bulunmak. Açımlamak. Yorumlamak. Söz söylemek. Tefsir etmek. Yorum yapmak. Değerlendirmek. Açıklama. Eleştirmek.

Ploy synonyms : tactical manoeuvre, tactical maneuver, manoeuvreing, anabasis, businesses, campaigne, avocations, demarche, ploying, assignments, tactic, bilking, essays, business, roles, gammon, campaign, bilked, campaigns, journeyed, pretence, affair, theatrical role, capriccios, manoeuvre, chicanes, callings, strategy, artifice, tactical, movements, adulteration, gammons.

Ploy ingilizce tanımı, definition of Ploy

Ploy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sport. The opposite of deploy. To form a column from a line of troops on some designated subdivision. Frolic.