Classical unemployment türkçesi Classical unemployment nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- İşgücü istemi ve sunumunun reel ücretlerin bir fonksiyonu olduğu varsayımı altında, reel ücretlerin piyasayı temizleyecek denge reel ücretten (geçimlik ücretten) yüksek olması durumunda, işgücü sunumunun işgücü isteminden fazla olmasına bağlı olarak ortaya çıkan geçici işsizlik.
- Klasik işsizlik.
Classical unemployment ingilizcede ne demek, Classical unemployment nerede nasıl kullanılır?
Classical : Mükemmel. Klas. Hümanist. Eski dile ait. Başal. Olağanüstü. Klasik biçimde olan. Eski, bilinen ve nitelikli yapıt ya da yerleşmiş düşünce. Klasik.
Unemployment : Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Aylaklık. İşçisizlik. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. İşsizlik.
Classical balance sheet : Klasik dengelem. Sayışmanlık yazılım ve değerlerine dayanan, işletmenin ekonomik ve akçalı durumunu gösteren ve sonuç olarak sayımla bağlantılı olan, yasalardaki türesel anlamını belirten ve işletmenin varlıkları ile üçüncü kişilere karşı olan alacaklı ve borçlu durumunu gösteren dengelem.
Classical ballet : Klasik bale. Belli kurallara dayanan bale biçimi.
Classical beauty : Antik yunan veya romalılar'ın idealize ettiği güzellik anlayışına göre güzellik. Klasik güzellik.
Classical budget : Klasik bütçe. Ödeneklerin hizmetin niteliğine göre değil, kuruluşların gereksinim ve istemlerine göre tahsis edildiği bütçe türü.
İngilizce Classical unemployment Türkçe anlamı, Classical unemployment eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Classical unemployment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
Classical unemployment synonyms : ability rent, a pass through certificate, abnormal budget, a change in demand, a shift in demand, abnormal budget receipts.

Bu kısımda Classical unemployment kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Classical unemployment ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Classical unemployment anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Classical unemployment ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.