Thesis türkçesi Thesis nedir
- Kaziye.
- Üniversitelerde ve yüksek okullarda öğrencilerin ya da öğretim üyelerinin hazırlayıp kimi zaman bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel yapıt. bk. sav.
- Bitirme ödevi.
- İddia.
- Eğitim alanında kullanılır.
- Önerme.
- Tez.
- Araştırma.
- Bitirme araştırması.
- Sav.
- Dava.
- Vurgulu hece (mısrada).
- Bitirme tezi.
Thesis ile ilgili cümleler
English: His thesis doesn't make sense. To begin with, its theme is obscure.
Turkish: Onun tezi bir anlam ifade etmiyor. Öncelikle onun teması belirsiz.
English: I have a thesis to write.
Turkish: Yazacak bir tezim var.
English: Have you already decided on your thesis topic?
Turkish: Tez konunuz üzerinde zaten karar verdiniz mi?
English: His doctoral thesis must be submitted to the professor by the end of the month.
Turkish: Onu doktora tezi, ay sonuna kadar profesöre teslim edilmelidir.
English: Her PhD thesis has to be written in English.
Turkish: Onun doktora tezi İngilizce yazılmak zorunda.
Thesis ingilizcede ne demek, Thesis nerede nasıl kullanılır?
Thesis film : Savlı film. Ortaya bir sav sürerek bu savın doğruluğunu kanıtlamaya çalışan film çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Thesis play : Aksiyonun, düşüncelerle geliştirildiği oyun türü. bu oyunlarda bir tezin tartışması yapılır, oyun kişileri, daha çok, yazarın düşüncelerinin ya da tezinin sözcüleri durumundadırlar. örnek: sudermann'ın (1857-1928) yapıtları. Bir düşünceyi seyirci önünde tartışmaya koyan ve dolaylı olarak öne sürülen bir savın savunmasını da üstlenen sahne yapıtı. daha çok komedya türünde yazılır. Tezli oyun. Savlı oyun.
Convergency thesis : Yöneşme savı. Ayrı bölgelerde benzer ya da koşut ekinsel özelliklerin birbirlerinden bağımsız olarak, değişik yollardan oluşup geliştiğini savunan görüş.
Doctoral thesis : Doktora tezi.
Linder thesis : Tercihlerin benzerliği kuramı. Sonul mal ticaretinin ülkeler arasındaki üretim maliyetleri farkından değil, benzer gelir düzeylerine sahip ülkelerin benzer tercihlerine bağlı olarak yapılacağını ileri süren ve s. b. linder tarafından geliştirilen uluslararası ticaret kuramı.
Absolute income hypothesis : Cari tüketimin harcanabilir gelirin aynı yönlü fonksiyonu olduğunu, harcanabilir gelir arttıkça ortalama tüketim eğiliminin azalacağını ileri süren ve j. m. keynes tarafından geliştirilen önsav. Mutlak gelir hipotezi. Mutlak gelir önsavı.
Abramovitz convergence hypothesis : Abramovitz yakınsama önsavı. Az gelişmiş ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasında teknoloji, verimlilik ve kişi başına gelir farkları büyüdükçe özellikle sosyal yeteneğe sahip az gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkelerden transfer edecekleri teknoloji ile gelişmiş ülkeleri yakalama olasılıklarını artıracaklarını ileri süren ve abramovitz tarafından geliştirilen önsav.
Adaptive expectations hypothesis : Uyarlanabilir beklentiler önsavı. Uyarlanabilir beklentilerle hareket eden iktisadi karar birimlerinin, iktisat politikalarındaki değişikliklere ilişkin öngörülerini, bir önceki dönemdeki uygulamaların sonuçları ve hata paylarını dikkate alarak düzelttikleri ve özellikle ekonomideki enflasyon oranının bir önceki yılın enflasyon oranından etkileneceğini ileri süren ve ilk kez ırving fisher tarafından kullanılan önsav. krş. ussal beklentiler önsavı, rassal yürüyüş önsavı.
Singer prebisch thesis : Singer-prebisch savı. Birincil mallar üreten az gelişmiş ülkeler ile işlenmiş mal üreten gelişmiş ülkeler arasındaki ticarette, dış ticaret hadlerinin az gelişmiş ülkeler aleyhine döneceğini ileri süren ve ilk kez h. singer ile r. prebisch tarafından birbirlerinden bağımsız olarak geliştirilen sav.
Administered pricing hypothesis : Yoğunlaşmanın yüksek olduğu sanayilerde, ekonominin daralma dönemlerinde fiyatın daralmaya göre daha az düşürüleceğini ileri süren önsav. Güdümlü fiyatlandırma önsavı.
İngilizce Thesis Türkçe anlamı, Thesis eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Thesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Premised : Öncül. Mukaddem. Temel dayanak. Önermenin nedeni olarak göstermek. Önceden açıklamak. Terim. Mukaddeme. Sayıltı.
Academic year : İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Öğretim yılı. Eğitim öğretim yılı. Ders yılı. Akademik yıl.
Disquisitions : Nutuk. Söylev. Bilimsel inceleme. Soruşturma. Tetkik.
Action : Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe. Amel. Bir durumu değiştirme ve daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası. Olaylar dizisi. Yükselti. İş. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Kuvvet. Olayların gelişimi. Etkileme.
Premiss : Bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri. bir bilimsel çalışmada işe koyulurken araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme. Mukaddeme. Öncüller. Terim. Öncül.
Allegation : İleri sürme. Bahane. Suçlama. İthamname. Özür. Mazeret. İtham.
Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.
Nimble : Uyanık. Anlayışlı. Tetik. Çabuk. Atik. Zeki. Hünerli. Hazırcevap. Çevik.
Discourse : Söylemek. Konuşma. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. İşlemek. Nutuk. Üzerinde durmak. Söylev. Söylev vermek. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak.
Difference : Kavga. Anlaşmazlık. Fikir ayrılığı. Uyuşmazlık. Farklılık. İhtilaf. Fark. Olay, nesne ya da özellikleri birbirinden ayıran ve algılanabilen başkalık, bk. benzerlik. Ayrım.
Thesis synonyms : premisses, examen, exploratory, treatise, arguments, achromatopsia, propositioning, abulia, dissertations, law suit, allegations, checkback, ascertainment, theses, assumption, case, abstract reasoning, blowouts, achievement age, pretensions, instances, betting, academy, proposals, position, averments, overture, prompt, hastiest, cause, a priori knowledge, academic intelligence, proposition.
Thesis ingilizce tanımı, definition of Thesis
Thesis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A position or proposition which a person advances and offers to maintain, or which is actually maintained by argument.

Bu kısımda Thesis kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Thesis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Thesis anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Thesis ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.