Thinest türkçesi Thinest nedir

  • En ince.

Thinest ingilizcede ne demek, Thinest nerede nasıl kullanılır?

Airworthiness : Uçuşa elverişlilik. Sefere uygunluk. Uçuşa hazırlık. Uçuş güvenliği. Uçabilirlik. Sefere elverişlilik.

Blameworthiness : Sorumlu tutulabilirlik. Suçlu tutulabilme durumu. Sorumlu tutulabilme durumu. Ayıplık. Suçluluk. Suçluluğu hak etme durumu.

Credit worthiness : Uzatılmış bir krediyi zamanında geri ödeyebilme. Kredi verenin ya da onun adına hareket eden tarafsız bir kurumun, kredi isteminde bulunan iktisadi karar biriminin geçmiş ve gelecekteki borç ödeme yeteneğine ilişkin yaptığı değerlendirme. Kredi değerliliği. Kredibilite. Kredi alabilirlik.

Creditworthiness : Borçluların güvenilirlik göstergesi. Kredi değerliliği. Kredibilite. Kredi itibarı. Kredi almaya layık olma. Kredi verilebilir durumda olma.

Earthiness : Toprağa benzerlik. Sağlamlık. Metanetlilik. Kabalık. Metanet.

Filthiness : Pislik. Kir. Kirlilik. Murdarlık. Müstehcenlik.

Healthiness : Sağlıklı olma durumu. Zindelik. Sağlık. Sağlıklılık. Esenlik. Gürbüzlük. Selamet.

Principles of credit worthiness : Kredi değerliliğinin belirlenmesinde ölçüt alınan temel kurallar. krş. 5k kuralı. Kredi değerliliği ilkeleri.

Newsworthiness : Haber olma değeri. Haber niteliğinde olma. Halk için haber bültenlerinde bildirilecek kadar ilginç olma niteliği. Haber değeri.

 

Noteworthiness : Önemli olma. Takdire değer olma. Dikkate değerlilik. Takdire değerlik. Olağanüstülük. Dikkate değer olma. Önem. Dikkate değerlik.

İngilizce Thinest Türkçe anlamı, Thinest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thinest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Square : Uydurmak. Bağdaşmak. Üstiki. Halletmek. Düzeltmek. Ayarlamak. Bir niceliğin, kendisiyle çarpılarak elde edilen ikinci kuvveti. Karelere bölmek. Kare.

Willowiest : En zarif.

Thinnest : Sudan. Zayıf. İnce. Boş. Verimsiz. Seyrek.

True : Sadık. Halis. Düzeltmek. Eksiksiz. Geçerli. Gerçek. Meşru. Tam olarak. Sadık kalarak.

Wispiest : Ufacık. Bir tutam. İncecik.

Honourable : Muhterem. Saygıdeğer. Onurlu. Namuslu. Şerefli. Yüce. Sayın. Saygın. İtibarlı.

Slimmest : Azıcık. Yetersiz. Narin. Zayıf. İnce. İnce belli. Az. Kurnaz.

Direct : Emretmek. Yöneltmek. Atfetmek. Tam. Direkt. Kesin. Adres yazmak (gönderiye). Yönlendirmek. Sahneye çıkartmak. Yönetmenlik yapmak.

Sincere : İçi dışı bir. Candan. Dürüst. Samimiyet. Doğru. Hüsnüniyet. Samimi. Sadık. Gönülden. Yürekten.

Genuine : Özgün. Halis muhlis. Hakiki. Hilesiz. İçi dışı bir. Samimi. Öz. Sahici. Asıl. İçten.

Thinest synonyms : echt, artless, honorable, straight, downright, leanest, trustworthy, ingenuous, trusty.

Thinest zıt anlamlı kelimeler, Thinest kelime anlamı

False : Uydurma. Haksız. Yapma. Sahte. Hain. Numaradan. Yalan. Yalandan yapılan. Falsolu. Yapmacık.

Disingenuous : İki yüzlü. Samimi olmayan. Kurnaz. Yüze gülücü. İkiyüzlü.

Crooked : Eğri büğrü. Hilekar. Deforme olmuş. Namussuz. Sahtekar. Yamuk. Bükülü. Kargacık burgacık. Dolandırıcı. Çökmüş.

Thinest antonyms : dishonest, insincere, indirect, untrustworthy, counterfeit.