Third degree price discrimination türkçesi Third degree price discrimination nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Üçüncü derece fiyat farklılaştırması.
  • Tekel piyasasında üretim yapan firmanın piyasayı istem esneklikleri farklı alt piyasalara bölerek her bir piyasada farklı bir fiyattan satmasına dayanan fiyatlandırma stratejisi. krş. birinci derece fiyat farklılaştırması, ikinci derece fiyat farklılaştırması.

Third degree price discrimination ingilizcede ne demek, Third degree price discrimination nerede nasıl kullanılır?

Third : Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Üçlü. Üçüncüsü. Üçte bir. Üçüncü dünya. Üçüncü. Üçüncü olarak. Üçü.

Degree : Karşılaştırmalı üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi). Ayar. Ünvan. Bilgisayar, eğitim, fizik, ekonomi alanlarında kullanılır. Kademe. Radde. Rütbe. Sıralı notalar. Düzey. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi.

Price : Eder. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. Fiyatını belirlemek. Değer. Karşılık. Paha. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Fiyat koymak. Fiyat. Ücretlendirmek.

 

Discrimination : Ayrım (ırk, cinsiyet vb). Ayırma yetkisi. Ayrıcalık yapma. Olay, nesne ve özellikleri birbirinden ayırma ve aralarında ayrım gözetme. Fark gözetme. İnce farkları görebilme. Ayrım. Ayrımsama. Fark. Ayırıcılık.

Second degree price discrimination : Tekel piyasasında üretim yapan firmanın malını, farklı miktarlarını farklı fiyatlardan satmasına dayanan fiyatlandırma stratejisi. krş. birinci derece fiyat farklılaştırması, üçüncü derece fiyat farklılaştırması. İkinci derece fiyat farklılaştırması.

Third degree : Üçüncü derece.

Third degree burns : Üçüncü derece yanık. Derinin üçüncü derecede aşırı ısıya maruz kalması neticesinde zarar görmesi.

Third degree burn : Derinin üçüncü derecede aşırı ısıya maruz kalması neticesinde zarar görmesi. Sıcaklığın yakıcı etkisi epidermisin tüm tabakalarında, bağ dokuda, kan damarlarında ve deri eklentilerde pıhtılaşma nekrozunun oluştuğu yanık. nekrotik dokunun dökülmesi sonucu oluşan kayıp granülasyon dokusuyla doldurulur; kalıcı nedbeleşme eklentilerin kaybıyla sonuçlanır. Üçüncü derece yanık.

International price discrimination : Dışsatıma yönelik üretim yapan büyük bir firmanın ürettiği mallar için iç ve dış piyasalarda farklı fiyatlar uygulaması. Uluslararası fiyat farklılaştırması.

İngilizce Third degree price discrimination Türkçe anlamı, Third degree price discrimination eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Third degree price discrimination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Third degree price discrimination synonyms : abolition of forced labour convention, ability rent, a type mutual funds, a change in demand, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand.