Thrives türkçesi Thrives nedir

Thrives ile ilgili cümleler

English: So long as the human spirit thrives on this planet, music in some living form will accompany and sustain it and give it expressive meaning.
Turkish: İnsan ruhu yeryüzünde bulunduğu müddetçe; müzik, canlı bir varlık gibi ona eş ve destek olup büyük anlam katacak.

Thrives ingilizcede ne demek, Thrives nerede nasıl kullanılır?

Thrive : İyiye gitmek. Serpilmek. Uygun şartlar içinde büyümek. Dallanıp budaklanmak. İşi iyi gitmek. Gelişmek. Çok iyi gitmek (işler). İyileşmek. Başarılı olmak. İyi gelişmek.

Thrived : Dallanıp budaklanmak. Başarılan. Gelişmek. Serpilmek.

Thriven : Gelişmek. Serpilmek. Başarılan. Dallanıp budaklanmak.

Thriver : Serpilen şey yada kimse. Gelişen serpilen kimse veya şey.

Thrivers : Gelişen serpilen kimse veya şey. Serpilen şey yada kimse.

Thrift shop : Hayır kurumu mağazası. Yardım amacıyla genellikle bir hayır kurumunun yönetiminde satış yapan mağaza.

Thriftiest : Hesaplı. Verimli. Tasarruflu. Kanaatkar. İdareli. İdareci. Tutumlu. Gür.

Thriftier : Tasarruflu. Hesaplı. Verimli. Kanaatkar. Tutumlu. İdareci. İdareli. Gür.

 

Thrift institution : Tutumluluk kuruluşu. Tasarruf kurumu. Ekonomi enstitüsü. Biriktirmek için para yatırılan kuruluş.

Thrivingly : Gelişmekte olan bir süreç vasıtasıyla. Gelişen bir şekilde.

İngilizce Thrives Türkçe anlamı, Thrives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thrives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ameliorate : Ondurmak. Islah etmek. Abat eylemek. Geliştirmek. İyileştirmek. Düzelmek. İyileşmek. Düzeltmek.

Augments : Sayısını arttırmak. Uzatmak. Artmak. Arttırmak. Artırmak. Uzamak. Çoğalmak. Çoğaltmak. Büyütmek.

Luxuriates : Lüks yaşamak. İyi yetişmek. Lüks içinde yaşamak. Bol yetişmek. Bolluk içinde yaşamak.

Accreted : Katılımlarla büyümek. Birleşmek. Yapışmak. Eklemek. Artmak.

Dispersing : Yayılmak. Dağıtmak. Açılmak. Gidermek. Yaymak. Dağılmak.

Bulk : Yük. Sindirim sistemini mekaniksel olarak dolduran, hayvana tokluk hissi veren, kuru maddesinde % 18’den fazla ham selüloz içeren saman, kavus ve kabuklarla koçanlar. Bilgisayar, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şişirmek. Genişlemek. Genellikle evrelerin sınır yüzeylerinden uzakta olan bölgelerini nitelemek için kullanılan, görece geniş oyluma dağılmış özdek kümesi. Cüsse. Esas kısmı. Geniş vücut. Önemli olmak.

Make the grade : Başarı kazanmak. Amacına ulaşmak. Bekleneni vermek. Yükselmek. Başarmak. Zorlukları yenmek. İşi götürmek. Umulan kadar iyi yapmak.

Change for the better : İyiye doğru gitmek. İyileşmek.

Advance : İlerletmek. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. Öndeleme. Peşinat vermek. Geliştirmek. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. Terfi ettirmek. Öne almak. Yükseltmek.

 

Keep the tail in the water : Başarmak. Durumu iyi olmak.

Thrives synonyms : recuring, blossom out, go places, blooms, open out, be over the hump, ameliorates, flourish, branch out, effloresces, luxuriated, bloom, get better, effloresced, flourished, look up, come into leaf, ameliorating, carry off, blossomed, disperses, bulked, take a turn for the better, efflorescing, accrue, recures, accrete, recured, expand, become complicated, turn the corner, recure, augment.

Thrives zıt anlamlı kelimeler, Thrives kelime anlamı

Increase : Artırmak. Eder artırımı. Üremek. Yükselmek. Zam yapmak. Büyümek. Artmak. Arttırmak. Artışa geçmek. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması.