Throve türkçesi Throve nedir

Throve ingilizcede ne demek, Throve nerede nasıl kullanılır?

Urethrovaginal : Üretrovajinal. İdrar kanalı ve vajinaya ait olan. Üretravajinal.

Thro : Arasından. Sürmek. Atlatmak. Baştan başa. Dayanmak. Bir uçtan bir uca. Kesintisiz. Tamamen. Doğruca. Sayesinde.

Throat : Oyuk damlalık. Spaut. Boğaz. Gerdan. Dar geçit. Boğum. İmik. Ümük. Gırtlak. Oluk.

Throat cancer : Gırtlak kanseri.

Throat protector : Boğaz koruyucusu.

Throatiest : Gırtlaksı. Gırtlağından konuşan. Gırtlaktan gelen (ses).

Throatily : Düşük boğuk bir sesle. Gırtlaktan gelen bir sesle. Kısık kaba bir sesle. Gırtlaksı bir şekilde. İştahlıca.

Throatlatch : Boğaz kayışı.

Throatiness : Gırtlaksı ses. Sesin gırtlaksı boğuk özelliği.

Throatier : Gırtlağından konuşan. Gırtlaksı. Gırtlaktan gelen (ses).

İngilizce Throve Türkçe anlamı, Throve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Throve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be crowned with success : Başarıyla taçlandırılmak. Başarılı olmak.

Oropharynx : Orofarinks. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Orofarenks. Yutağın ağız boşluğuyla ilgili olan, epitel katmanı çok katlı yassılık gösteren ve lamina propriyada serömüköz bezlerin yer aldığı kısmı. Ağız boşluğu ve farinks. Farinksin ağız boşluğunun arkasındaki kısmı (anatomi terimi).

 

Effloresce : Tozlanma. Tozlaşmak. Gelişip olgunlaşmak. Olgunlaşma. Çiçeksimek. Çiçek açmak.

Pharynx : Boğaz. Gırtlak. Farinks. Yutak. Farenks. Ağız ve burun boşluklarının arkasında, pars oralis faringis ve pars nazalis faringis olmak üzere iki önemli bölümü bulunan, soluk ve yemek borularının giriş kısımlarının önünde yutak duvarları tarafından kuşatılan huni biçimindeki boşluk, farenks, favsiyum. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konuşma cihazının gırtlak ile dil kökü ve geniz boşluğu arasında kalan ve konuşma sırasında içinden geçen seslere türlü renkler veren boru parçası biçimindeki kısmı. Gırtlağı ağız ile birleştiren, en üst ucu burun boşluğuna, ortası ağız boşluğuna ve altı da gırtlağa açılan, üstü geniş altı dar olan boşluğun adı. bu boşluğa boğaz boşluğu da denir. ayrıca bk. boğaz.

Be : Anlamına gelmek. Berylliumb (berilyum). Mal olmak. -dır. Durmak. Var olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Kalmak. -dir. -di.

Blossom : Açılmak. Canlanmak. Çiçek vermek. Ağaç çiçeği. Çiçek açmak. Çiçek. Mikroskobik alglerin aşırı çoğalması ve tabiatta gözle görülen koloniler oluşturması. Alg çiçeklenmesi. Çiçeklenmek.

Lingua : Dile benzer yapı. Dil.

Ameliorates : Ondurmak. Geliştirmek. İyileştirmek. Düzelmek. Düzeltmek. Abat eylemek. İyileşmek. Islah etmek.

Accomplish : Becermek. Üstesinden gelmek. Tamamlamak. Almak (yol, zaman). Başarıya ulaşmak. Sonunu getirmek. Yapmak. Başarı elde etmek. Sonuçlandırmak. Başarıyla tamamlamak.

 

Ameliorating : Islah etmek. İyileşmek. Düzeltmek. Düzelmek. Ondurmak. İyileştirmek. Geliştirmek. Abat eylemek.

Throve synonyms : gi tract, pharyngeal tonsil, luschka's tonsil, digestive tube, gustatory organ, tonsilla adenoidea, upper respiratory tract, pharyngeal recess, third tonsil, tonsilla pharyngealis, arrive, thrive, branch out, ameliorated, become complicated, brew, pullulate, better, dispersing, be sprinkled, cervix, result, taste bud, effloresces, efflorescing, tubular cavity, bring off, tastebud, disperse, neck, ramifying, booms, advance.

Throve zıt anlamlı kelimeler, Throve kelime anlamı

Ordinal : Sıra. Sıra gösteren. 2. Takıma ait (biyoloji terimi). Sıra sayısı. Sıra belirten. Takımla ilgili. Sıra sayı gösterimi 1. Takıma ait. Sıralı.

Negate : Aksini ispatlamak. İptal etmek. Etkisiz duruma getirmek. Çürütmek. İnkar etmek. Boşa çıkarmak. Olumsuzlamak. Değillemek. Reddetmek.

Disprove : Tersini ispat etmek. Çürütmek. Aksini kanıtlamak. Doğru olmadığını kanıtlamak. Yalanlamak. Aksini ispatlamak. Tersini kanıtlamak. Yanlış olduğunu kanıtlamak. Aksini ispat etmek.

Throve antonyms : affirm.