Tiki nedir, Tiki ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Parça, lokma, dilim (genellikle et, ekmek, peynir ve benzerleri için).

Küçük doğranmış, kuşbaşı et kavurması.

Tilki.

Teknik terim anlamı:

Polinezya takımadalarında, en çok da Markiz adalarında tanrılaştırılmış atalara tapınma sırasında kullanılan; ağaçtan, taştan ya da kemikten yapılma yontuların genel adı.

Tiki ile ilgili Cümleler

  • Benim bir köpeğim var. O siyahtır ve onun adı Tikidir.
  • Tiki adında siyah bir köpeğim var.
  • Benim bir köpeğim var. Rengi siyah ve ismi Tiki.

Tiki tanımı, anlamı

Tikil tokman dönmek : Başı yere koyup takla atmak

Tikilmek : Dikilmek. Dik olmak, ayağa kalkmak.

Tikine : Yokuş yukarı. Kabadayı, aksi, inatçı. Dikine; dik dik; kabadayıca; aksi; bir bar oyunu.

Tikine goşmah : İşi güç duruma sokmakta direnmek, yokuşa sürmek.

Tikiş : Dikiş.

Tikişme : Tartışma, inatlaşma.

Tikiz etmek : Gizlice gözetlemek, denetlemek : Ahmet, Mehmet'i biraz tikiz edin.

Atalara tapınma : Özellikle tarımla uğraşan ilkel topluluklarda ataların yardımlarını sağlama ve anılarını tazeleme amacıyla onlara yemekler, meyveler, içkiler sunma; kurbanlar kesme; yontularını, maskelerini yapma; adlarına ve anılarına büyük taşlar dikme; dinsel törenler düzenleme çevresinde toplanan işlemlerin tümü. Ölmüş ataların ruhlarına tapınma.

 

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Genel ad : Yeni bulunan her ilaç maddesine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından verilen ad, jenerik ad.

Takımada : Birbirine yakın büyüklü küçüklü birkaç adanın tümü.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Kavurma : Kavurmak işi. Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et. Kavrulmuş olan.

Kuşbaşı : Küçük bir kuşun başı büyüklüğünde doğranmış (et vb.).

Tapınma : Tapınmak işi.

Adalar : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Atalar : Bireyin kan ve dünürlük ilişkileri ile bağlı bulunduğu ve zaman olarak kendinden önce yaşamış olan aile ve yakınlık kümesi üyeleri. Bir toplumsal küme ya da toplumun geçmiş kuşakları. Ecdat. Artvin ilinde, Şavşat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Diyarbakır kenti, Çüngüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Gaziantep ili, ŞehitKâmil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gümüşhane ili, Torul belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. İçel ili, Tarsus ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya şehri, Yeşilyurt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehrinde, Mazıdağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Markiz : Markinin karısı. Bir kapı veya pencere önünde yağmurdan korunmak için yapılmış olan saçak. İki kişilik, alçak, oldukça geniş koltuk.

Taştan : Taş gibi güçlü.

Diğer dillerde Tıkızlama anlamı nedir?

İngilizce'de Tıkızlama ne demek ? : compactif icat ion, briquetting