Tikiz etmek nedir, Tikiz etmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gizlice gözetlemek, denetlemek : Ahmet, Mehmet'i biraz tikiz edin.

Tikiz etmek anlamı, tanımı

Etme : Etmek işi

Tiki : Parça, lokma, dilim (genellikle et, ekmek, peynir ve benzerleri için). Küçük doğranmış, kuşbaşı et kavurması. Tilki. Polinezya takımadalarında, en çok da Markiz adalarında tanrılaştırılmış atalara tapınma sırasında kullanılan; ağaçtan, taştan ya da kemikten yapılma yontuların genel adı.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Denetlemek : Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.

Gözetlemek : Birine veya bir şeye gizlice bakmak, dikizlemek. Birinin yaptıklarını belli etmeden izlemek.

Gözetleme : Gözetlemek işi, dikiz, dikizleme, erkete.

Denetleme : Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.

Gizlice : Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak, zuladan.

Mehmet : [Bakınız: Muhammet].

Ahmet : [Bakınız: ehmet]. Övülmeye layık, övülmüş.

 

Gizli : Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.

Biraz : Bir parça, azıcık. (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için.

Denet : Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.

Gözet : Baharda geceleri hayvan otlatılan yer. Gözetleme yeri.

Göze : Hücre. Su kaynağı.

Bira : Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılmış olan bir içki, arpa suyu.

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.

Diğer dillerde Tikel evetllemeli en kısa bir yasal biçim anlamı nedir?

İngilizce'de Tikel evetllemeli en kısa bir yasal biçim ne demek ? : minimized disjunctive normal form