Tiles türkçesi Tiles nedir

Tiles ile ilgili cümleler

English: I can't stand reptiles.
Turkish: Ben sürüngenlere tahammül edemem.

English: The neighbor's cat spilled its cup of milk on the floor tiles.
Turkish: Komşunun kedisi süt fincanını zemin karoları üzerine döktü.

English: I hate reptiles.
Turkish: Sürüngenlerden nefret ediyorum.

English: Mahjong tiles are very beautiful.
Turkish: Mahjong kiremitleri çok güzeldir.

English: The pool is closed because they are changing the broken tiles.
Turkish: Onlar kırılan fayansları değiştirdikleri için havuz kapalı.

Tiles ingilizcede ne demek, Tiles nerede nasıl kullanılır?

Be out on the tiles : Alemlere veya ortamlara akmak.

Ceramic tiles : Seramik karolar. Sırlı kil fayansı (genellikle banyo ve mutfaklardaki duvarları kaplamak için kullanılan). Seramik fayanslar.

Gentiles : Aynı aile mensupları. Özgür roma vatandaşları. Yahudi olmayan kişi. Mormon olmayan kişi.

Gentilesse : Kibarlık. İyi huyluluk. Nezakat.

Hostiles : Hasım. Düşman. Muhalif. Hasmane. Dövüşken. Düşmana ait. Saldırgan. Düşmanca.

Quartiles : Dördün. Bir sıklık veya olasılık dağılımını dört eşit parçaya bölen değerler. Çeyrekler. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kartiller. Dörtlü. Kartil (ist.).

 

Pitiless : Taşyürekli. Kıyıcı. Dinsiz. Şefkatsiz. Kalpsiz. Taş yürekli. Amansız. Acımasız. Merhametsiz. Gaddar.

Percentiles : Yüzdebirlikler.

Projectiles : Atılan cisim. Projektil. Fırlatıcı. İtici. Mermi. Roket. Atıcı. Fırlatılan. Kurşun.

Quartiles of probability functions : Olasılık fonksiyonlarının çeyrekleri.

İngilizce Tiles Türkçe anlamı, Tiles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tiles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

China : Seramik eşya. Porselen. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Çin. Seramik. Porselen kap.

Chinaware : Porselen takımlar. Porselen. Çini eşya. Porselen gereç. Çin porseleni. Çini işi. Porselen eşya. Çin işi.

Caro : Bir soyadı. Et, kas dokusu. Shulhan aruch'un (musevi kannunamesi) derleyicisi bir 16'ncı yüzyıl musevi hahamlık otoritesi. Joseph ben ephraim caro (1488-1575).

Chines : Yan kirişi. Omurga (hayvan). Belkemiği. Derin ve dar vadilere verilen isim. Sırttan çıkarılan et. Özellikle ingiltere'nin wight ve dorset adalarında. Benekli desenli. Bel kemiği.

Bonnets : Kaput. Şapka. Başlık. Kaporta. Motor kapağı. Başlık giydirmek. Kapak. Bağcıklı bone. Bone.

Furnishings : Erkek giyim eşyası. Mobilya. Mefruşat. Döşemelik. Takım.

Garrison cap : Asker kasketi. Talim kepi.

Flooring : Düzlüğün, çevirim sırasında kaydırma arabası, vinç, sestoplar arabası, vb. tekerlekli araçların düzgün, sarsıntısız devinimini sağlayacak, sesi soğuracak, dayanıklı, boyama ve temizlemeye yatkın nitelikteki taban örtüsü. Düzlük kaplaması. Kaplama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Döşeme kaplaması. Katlar. Zemin döşeme. Zemini kaplayan materyal.

 

Tiles synonyms : period of time, roman times, time period, present times, tall hat, faiences, laying, mortarboards, pillowed, stovepipes, headcover, glazed tile, bearing cap, period, floor covering, modern times, encaustic, diamonds, pillowing, chine, topper, planking, pavement, chimney hat, stovepipe, stovepipe hat, modern world, diamond, cover, appointments, ceramic tile, top hat, tessellate.

Tiles zıt anlamlı kelimeler, Tiles kelime anlamı

Uncover : Örtüsünü ya da kapağını açmak. Kapağını açmak. Ortaya çıkarmak. Üstünü açmak. Örtüsünü kaldırmak. Örtüsünü açmak. Meydana çıkarmak. Deşifre etmek. Ortaya çıkmasını sağlamak. Şapka çıkarmak.

Bare : Açığa çıkartmak. Gözle görülür hale getirmek. Açmak. Tamtakır. Yalın. Boş. Açılmak. Çıplak. Açık. Süssüz.