Timekeeping türkçesi Timekeeping nedir

  • Zaman tutma.
  • Çalışma saatleri kontrolü.
  • Bir işçi tarafından çalışılan bir zaman hesabının korunması.
  • Zaman kaydetme.
  • Puantaj.
  • Puantörlük.
  • Bir oyunun doğru sürede devam etmesini sağlama eylemi (spor).

Timekeeping ingilizcede ne demek, Timekeeping nerede nasıl kullanılır?

Timekeeper : İş saatlerini yazan alet. Süre yargıcısı. Zaman kaydedici. Zaman tutan kimse. Koşuların süresel sonuçlarını saptayan yargıcı. Zaman göstergesi. Metronom. Zaman hakemi. Kronometre. Sögen hakemi.

Timekeepers : Kronometre. Saat hakemi. İş saatlerini yazan alet. Kronometreci. Zaman hakemi. Zaman kaydedici. Zaman tutan kimse. Zaman göstergesi. Metronom. Saat.

Chief timekeeper : Süre yargıcılarının görevlerinden, saptanan derecelerin yazılıp yayımından sorumlu yargıcı. Süre yönetmeni.

İngilizce Timekeeping Türkçe anlamı, Timekeeping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Timekeeping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mistiming : Zamanlama hatası yapmak. Zamansız yapmak. Zamanını yanlış tahmin etmek.

Anachronism : Çağ dışılık. Tarih hatası. Tarihsel aykırılık. Anakronizm. Tarihini karıştırma. Kronolojik hata. Çağaşım. Antikalık (bir davranış biçimi olarak). Eleştiri ya da güldürü sağlamak amacıyla tarihsel tutarlığı ya da gerçekliği bozarak yadırgatıcı öğeler ortaya çıkartma. örnek : shakespeare'in oyunlarına yirminci yüzyıla ilişkin eşyalar ve özellikler sokmak gibi. Tarih yanılgısı.

 

Activity : Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hareketlilik. Faaliyet. Eyleyim. Eylem. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Etkinlik.

Scoring : Kazınma. Çizme. Test maddelerinden ne kadarının doğru, ne kadarının yanlış yanıtlandırıldığını saptama işi. ölçülen herhangi bir şeyin özelliklerini değerlendirme işlemi. Skor. Puanlama. Edinme. Sıyırtma. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çizilme.

Checking : Kontrol etme. Kontrol. İnceleniyor. Soru çizinliği dolduran bir yanıtlayıcının, soruları izleyen seçenekleri gözden geçirerek uygun yanıtı bir belirteçle dile getirmesi. Denetleniyor. Doldurulmuş bir soru ya da görüşme çizinliğinin gereğince yanıtlanıp yanıtlanmadığını sınamak üzere başvurulan denetim işlemi. Yoklama. Belirtme. İnce çatlama.

Check mark : Denetim imi. Onay işareti. Sağlama imi. Onay imi. Bir menü seçeneğinin yanında bulunan ve opsiyonun aktif olduğunu gösteren sembol.

Timekeeping synonyms : misdating.

Timekeeping zıt anlamlı kelimeler, Timekeeping kelime anlamı

Inactivity : Üşengeçlik. Avarelik. Tesirsizlik. Hareketsizlik. Etkisizlik. Tembellik. Durgunluk.