Titled türkçesi Titled nedir

Titled ile ilgili cümleler

English: He is entitled to better treatment.
Turkish: Daha iyi tedavi hakkına sahiptir.

English: He is entitled to receive the reward.
Turkish: Ödül almaya hak kazandı.

English: In Japan, only women are entitled to take the national obstetrics exam.
Turkish: Japonya'da ulusal ebelik sınavına girme hakkı sadece kadınlara veriliyor.

English: In 1986, Sally Ride published a children's book titled To Space and Back.
Turkish: 1986'da Sally Ride To Space and Back başlıklı bir kitap yayınladı.

English: Everyone, as a member of society, has the right to social security and is entitled to realization, through national effort and international co-operation and in accordance with the organization and resources of each State, of the economic, social and cultural rights indispensable for his dignity and the free development of his personality.
Turkish: Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibariyle, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.

 

Titled ingilizcede ne demek, Titled nerede nasıl kullanılır?

Entitled : Yetki verilmiş olan. Yetkili. İsminde. Başlığı altında. Başlıklı. Adlı.

Entitled to : Hak kazanmak. Hakka sahip. Yetkili.

Entitled to a grant : Bir bağışı haketme. Bağış veya yardım alma hakkına sahip. Özel bir amaç için kullanılan paraları almaya yetkili (hak sahibi) olan.

Entitled to a pension : Emekli aylığına hak kazanmak.

Entitled to compensation : Hizmet karşılığı ücret hakkına sahip. Harcamaların geri ödenmesini veya zararların tazminini almaya yetkili olan. Tazminat hakkına sahip.

Untitled : Ünvansız. Başlıksız. Başlığı olmayan. İsimsiz. Adsız.

Open an untitled copy : Adsız kopya aç.

Fully entitled : Tam yetkili.

Entitled to damages : Onarım hakkına sahip. Zararının karşılanması hakkına sahip. Tazminat almaya yetkili.

Entitled to vote : Oy kullanma hakkına sahip olma. Oy kullanmaya yetkili. Oy hakkına sahip.

İngilizce Titled Türkçe anlamı, Titled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Titled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pileus : Başlık. Kukuleta. Mantar başlığı. Pile.

Gently born : Asil.

Blue blood : Soylu kimse. Doğuştan soyluluk. Asil kan. Asillik. Asil. Asalet. Soylu kan. Aristokrat. Asilzade.

Judiciary : Adli yargı. Hukuk adamı savcı ve yargıç. Hukukçu sadece hakimler ve savcılar. Tüzel. Yargı gücü. Yargıçlar. Adli sistem. Adliye. Hukuki. Yargılama ile ilgili.

Hooded : İbikli. Sorguçlu. Başlığa benzeyen. Başlık şeklinde olan. Körüklü. Kapüşonlu. Kapşonlu. Tepeli. Kukuletalı.

Aristocratical : Aristokrasi ile ilgili. Kibar. Asil.

 

Hights : Adı verilen.

Noble : Soylu kimse. Yüksek. Asil. Soy. Ulu. Muhteşem. Alicenap. Yüce. Asilzade.

Labeled : Damgalı. İşaretlenmiş. İmlenmiş. Etiket takılmış. Bandrollü. Etiketli. Etiketlenmiş. Sınıflandırılmış. İmlenik.

Born in the purple : Asil. Kraliyet soyundan.

Titled synonyms : highting, termed, genteel, headed, august, named, highborn, dubbed, capped, coroneted, entitled, aristocrats, flanged, judiciaries, chivalric, famous, aristocrat, hight, blue blooded, called, aristocratic, grander, labelled, grand, yclept, ethel, cucullate, grandest, helmeted, exalted.

Titled zıt anlamlı kelimeler, Titled kelime anlamı

Lowborn : Alt tabakadan. Aşağı tabakadan.

Titled ingilizce tanımı, definition of Titled

Titled kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having or bearing a title.