To the last türkçesi To the last nedir

  • Sonuna kadar.
  • Sonsuza dek.
  • Nihayete kadar.

To the last ile ilgili cümleler

English: Ali often leaves everything to the last minute.
Turkish: Ali sık sık her şeyi son dakikaya bırakır.

English: He didn't come to the last meeting.
Turkish: O, son toplantıya gelmedi.

English: Ali didn't come to the last meeting.
Turkish: Ali son toplantıya gelmedi.

English: Did you go to the last class?
Turkish: Son derse girdin mi?

English: Ali always leaves everything to the last minute.
Turkish: Ali her zaman her şeyi son dakikaya bırakır.

To the last ingilizcede ne demek, To the last nerede nasıl kullanılır?

To : Ya. -mek -mak (mastar). -e kadar. Arasında. Karşı. E doğru. Göre. Ye. -e göre. E.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Last : Sonuncu olarak. Herkesten sonra. En son. Tutunmak. Son. Sürmek (süre vb). Son olarak. Tutmak. Gitmek. Sonuncu kimse.

To the last breath : Son nefesine kadar.

To the last degree : Son dereceye kadar.

To the best of my knowledge : Eğer yanılmıyorsam. Bilebildiğim kadarıyla. Bildiğim kadarıyla. Benim bildiğime göre. Bilgim çerçevesinde.

 

To the bad : İflasa doğru gitme. İçerde olma. Açık verme.

To the backbone : Haza (arapça). Sapına kadar. Tamamen. Adamakıllı. Her yoldan. Bütünüyle. Tam anlamıyla.

To the best advantage : En yararlı şekilde. En faydalı şekilde. En karlı şekilde.

To the last detail : En ince ayrıntısına kadar. Sonuna kadar. Bütünüyle. En son ayrıntısına kadar. Geniş kapsamlı bir şekilde. Tamamiyle.

İngilizce To the last Türkçe anlamı, To the last eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To the last ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

To the last detail : Bütünüyle. En son ayrıntısına kadar. En ince ayrıntısına kadar. Geniş kapsamlı bir şekilde. Tamamiyle.

For good : Geri dönmemek üzere. Tümüyle. Sürekli olarak. Resmen. Sonsuz. Temelli. Bütün bütün. Kesinlikle. Temelli olarak.

Forevermore : Daima. İlelebet.

For ever : Her zaman. Ebediyen. Ebedi olarak. Daima. Sonsuza kadar. İlelebet.

All the way : Tamamen. Her türlü. Mümkün olduğu kadar. Her şekilde. Başından beri. Yolun sonuna kadar. Başından sonuna kadar. Yol boyunca.

Endlessly : Durmadan. Gayesizce. Amaçsızca. Ebediyen. Sonsuz bir şekilde. Sürgit. Sonsuz. Bitmek tükenmek bilmeksizin. Hedefi olmaksızın.

Up against the wall : Kanının son damlasına kadar. Son nefesine kadar. Var gücüyle.

Until the end : Bitişe kadar. Bitime kadar. Son zamana kadar.

Ever after : Daima. Ondan sonra. Hep. Ebediyen. Ebediyete kadar. Ondan sonra daima. Artık.

For ever and ever : Ebediyen. Sonsuza kadar. Durmadan. İlelebet. Ebediyete kadar. Bitip tükenmeden. Sürekli. Dünya durdukça. Ardı arkası kesilmeden.

To the last synonyms : to the utmost, forever, forever and ever, to all eternity, abidingly, until the roof caves in, everlastingly, until the last moment, for keeps, eternally, forever and a day, forever more, till his dying day, to the full extent, to the end, till the end, by the end of, to the bitter end, to the max.