Toluate türkçesi Toluate nedir
- Toluat.
- Tolüat.
Toluate ingilizcede ne demek, Toluate nerede nasıl kullanılır?
Tolu balsam : Tolu balsamı.
Balsam tolu : Tolu balsamı.
Tolu : Pelesenk yağı.
Toluene : Toluen. Yanıcı hidrokarbür. Tolüen. Genellikle endüstride çözücü olarak kullanılan, maden kömürü katranından elde edilen, kedi ve köpeklerin askarit ve kancalı kurtlarına etkili antiparaziter madde.
Toluic : Tolüik. Tolüik asitten elde edilen.
Toluol : Metilbenzen. Toluen. Patlayıcıların içerisinde ve solvent olarak kullanılan hidrokarbon (kimya).
Photoluminescents : Işıl ışıldayan.
Toluidine blue test : Mukopolisakkaridozis olgularında toluidin mavisi emdirilmiş filtre kağıdının kondroitin sülfat içeren idrarla mavi renkte boyanması esasına dayanan deney. Toluidin mavisi deneyi.
Photoluminescence : Işıksal ışılışı. Radyasyon emilimi sonrası ışık ürütme. Işıksal ışılışıma. Işıldanım. Fotolüminesans. Fotolüminesam. Atom ya da moleküllerin, yeterli (uygun) erkeli ışıközlerini (fotonları) soğurması yoluyla uyarılması kökenine dayanan ışılışı. Işılışıldama. Fotoluminesans.
Toluidine : Bakterisit etkiye sahip bir toluen türevi bileşik. Tolüidin. Tolüenden elde edilen izomerik amino (kimya). Toludin. Toluidin.
İngilizce Toluate Türkçe anlamı, Toluate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Toluate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Allow : Düşünmek. İzin vermek. İtiraf etmek. Göz önüne almak. Hesaba katmak. Koyvermek. Saymak. Bırakmak. Fikrinde olmak. İndirim yapmak.
Brook : Katlanmak. Kabul etmek. Dayanmak. Dere. İzin vermek. Irmak. Kaldırmak. Tahammül etmek. Çekmek.
Live with : İle yaşamak. İle ikamet etmek. İle birlikte yaşamak. Kabullenmek.
Stand : Bulunmak. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayaklık. İhtiyaç duymak. Gitar sehpası. Durdurmak. Ismarlamak. Ayakta durmak. Üçayak. Çekilmek.
Stand for : Simgelemek. Kabullenmek. Savunucusu olmak (bir fikirin). Demek olmak. Sineye çekmek. Çekmek. Sindirmek. Katlanmak. Yerine geçmek. Desteklemek.
Abide : Sadık kalmak (vaade veya karara). Dayanmak. İkamet etmek. Tahammül etmek. Yaşamak. Sadik kalmak. Sabit durmak. Dözmek. Beklemek. Uymak.
Endure : Sabretmek. Dayanmak. Tahammül etmek. Göğüs germek. Katlanmak. Uzun süre etkisini ve gücünü korumak. Uzun süre dayanmak. Var olmak. Devam etmek. Dişini sıkmak.
Bear up : Göğüs germek. Dayanmak. Destek olmak. Yardım etmek. Neşelenmek. Başa çıkmak. Cesareti elden bırakmamak. Dayanabilmek. Katlanmak.
Pay : Etmek. Vergin. Yarar sağlamak. Ücret ödemek. Maaş dağıtmak. Toslamak. Ücret. Karşılığını vermek. Değmek. Ödemek.
Put up : Yiyeceği korumak. Gecelemek. Çıkarmak. Bahis oynamak. Vermek. Düzenlemek. Konaklamak. Bildirmek. Önceden ayarlamak. İstif etmek.
Toluate synonyms : take lying down, hold still for, compare, sit out, let, stomach, support, accept, take a joke, permit, swallow, digest, suffer, stick out, countenance, bear.
Toluate zıt anlamlı kelimeler, Toluate kelime anlamı
Forbid : Yasaklamak. Engel olmak. Yasak etmek. Menetmek. Haram etmek. Olanak vermemek. Memnu kılmak. Men etmek.
Disallow : Karşı çıkmak. Saymamak. İnkar etmek. Menetmek. Golü iptal etmek. Kabul etmemek. İzin vermemek. İptal etmek. Müsaade etmemek. Reddetmek.
Disrespect : Hürmetsizlik. Saygısızlık yapmak. Saymamak. Kabalık. Saygısızlık etmek. Nezaketsizlik. Kabalık etmek. Saymazlık. Hürmet etmemek. Saygısızlık.
Toluate ingilizce tanımı, definition of Toluate
Toluate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A salt of any one of the toluic acids.

Bu kısımda Toluate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Toluate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Toluate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Toluate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.