Tootling türkçesi Tootling nedir

  • Keyifle dolaşmak.
  • Yumuşak bir tonda çalmak (flüt vb.).
  • Yumuşak bir tonda çalmak (flüt).
  • Yavaş sürmek (araba).
  • Dolanıp durmak.

Tootling ingilizcede ne demek, Tootling nerede nasıl kullanılır?

Tootle : Yumuşak bir tonda çalmak (flüt vb.). Keyifle dolaşmak. Yavaş sürmek (araba). Yumuşak bir tonda çalmak (flüt). Dolanıp durmak.

Tootled : Yumuşak bir tonda çalmak (flüt vb.). Keyifle dolaşmak. Dolanıp durmak. Yavaş sürmek (araba). Yumuşak bir tonda çalmak (flüt).

Tootler : Boru çalmak. Öttürmek. Korna sesi. Boru sesi. Çalmak (korna veya düdük veya boru vb'ni). Ötmek. Kokain çekmek. Düdük sesi. Korna çalmak.

Tootlers : Korna çalmak. Ötmek. Boru çalmak. Boru sesi. Öttürmek. Çalmak (korna veya düdük veya boru vb'ni). Korna sesi. Kokain çekmek. Düdük sesi.

Tootles : Yavaş sürmek (araba). Dolanıp durmak. Yumuşak bir tonda çalmak (flüt). Yumuşak bir tonda çalmak (flüt vb.). Keyifle dolaşmak.

Tooth and nail : Vahşice. Her şekilde. Dişe diş. Diş ve tırnak. Diş tırnak gibi. Elbette. Kana kan. Şüphesiz.

Tooth billed pigeon : Dişli güvercin. Kuşlar (aves) sınıfının, güvercinler (columbiformes) takımının, dişli güvercingiller (didunculidae) familyasından, 36 cm kadar uzunlukta, soma adalarında yaşayan bir tür.

Tooth : Sevme (yemek). Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pütürlü yapmak (kumaş ). Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Diş açmak. Sert yüzey (kağıt vb.). Pütür. Damak zevki. Dişle kaplamak. Dişlemek.

 

Tooter : Klakson çalan kimse. Islık çalan kimse. Kaz sesi çıkaran kimse. Öten. Islık çalan.

Tooted : Düdük sesi. Boru sesi. Korna sesi. Korna çalmak. Ötmek. Öttürmek. Boru çalmak. Çalmak (korna veya düdük veya boru vb'ni). Kokain çekmek.

İngilizce Tootling Türkçe anlamı, Tootling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tootling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Temperature change : Sıcaklık değişimi. Isı değişimi.

Status : Durum. Mevki. Hal. Vaziyet. Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum. Konum. Statü. Toplumsal ya da mesleki durum. İçtimai vaziyet. Yasal durum.

Terms : Şartlar (kontrata ait). Şartlar. Koşullar. Samimiyet. Vadeler. Anlaşma koşulları. Ücret. Yakınlık. Fiyat. Ara.

Freeze : Buz tutmak. Buz kesilmek. Bilgisayar, basketbol alanlarında kullanılır. Kıkırdamak. Don. Dondurmak. Dondurulma. Topu elinde bulunduran takımın, zaman kazanmak için yaptığı oyalayıcı hareketler. Çivi kesmek. Donmak.

Meanders : Avare dolaşmak. Dolanmak. Boş boş dolaşmak. Gezinmek. Kıvrılmak. Dolana dolana gitmek. Kıvırmak. Dolambaçlı yoldan gitmek. Kıvrıla kıvrıla akmak.

Saunters : Aylak aylak gezinmek. Başıboş gezin. Aylak aylak dolaşmak. Başıboş gezinme. Aylak aylak dolaşma. Dolaşmak. Boş boş gezmek. Gezinme. Avare avare dolaşmak.

Moseying : Gitmek. Ayrılmak. Gezinmek. Avare dolaşmak. Dolaşmak.

 

Moseyed : Ayrılmak. Gezinmek. Avare dolaşmak. Dolaşmak. Gitmek.

Take a stroll : Çevreyi dolaşmak. Tur atmak. Gezinmek. Gezintiye çıkmak. Dolaşmak.

Tootling synonyms : tootle, meander, heat dissipation, chilling, saunter, sauntered, stroll, strolls, freezing, tootled, mosey, refrigeration, position, temperature reduction, tootles, meandered, strolled, infrigidation, moseys.

Tootling zıt anlamlı kelimeler, Tootling kelime anlamı

Nondevelopment : Gelişmeme. Kalkınmama.

Heavy : Ağır çekmek. Ağır siklet. Fedai. Ağır. Beceriksiz. Sıkıcı. Çok. Kötü adam rolü. Yoğun (trafik). Şiddetle.