Topple over türkçesi Topple over nedir

Topple over ile ilgili cümleler

English: Those books look as if they're going to topple over any minute.
Turkish: Şu kitaplar her an devrileceklermiş gibi görünüyor.

English: The giraffe cannot swim because its centre of gravity is so high that it would topple over.
Turkish: Zürafa yüzemez çünkü ağırlık merkezi çok yukarıda olduğundan baş aşağı döner.

Topple over ingilizcede ne demek, Topple over nerede nasıl kullanılır?

Topple : Yıkmak. Sendelemek. Düşecek gibi olmak. Tepetaklak düşmek. Devrilmek. Düşmek. İtip yuvarlamak. Düşürmek. Devirmek.

Over : Devirmek. Yukarıya. Sona ermiş. Üzerine. Üstüne. Fazladan. Fazla. Aşkın. Bitmiş. Yukarıda.

Topple down : Tepetaklak düşmek. Yıkılmak. Devrilmek.

Toppled : Devrilmek. Tepetaklak düşmek. Sendelemek. Devirmek. Yıkmak. Düşmek. Düşürmek. İtip yuvarlamak. Düşecek gibi olmak.

Topples : Devrilmek. Düşürmek. Devirmek. Tepetaklak düşmek. Sendelemek. İtip yuvarlamak. Düşmek. Yıkmak. Düşecek gibi olmak.

A new leaf was turned over : Yeni bir sayfa açıldı. Birisinin hayatında sıradışı ve pozitif yönlü bir değişiklik yapması.

İngilizce Topple over Türkçe anlamı, Topple over eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Topple over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crumples : Kırışmak. Kırıştırmak. Örselemek. Çökmek. Örselenmek. Çökertmek. Buruşturmak. Buruşmak.

Collapse : Çökertmek. Kollaps. Açılır kapanır olmak (iskemle veya masa). Yıkılış. Çökmek. Çöküntü. Suya düşmek. Ani düşüş. İçgüçlerin etkisiyle, yerkabuğunun bir bölümünün asal durumunu yitirerek alçalması. Cesaretini yitirmek.

Flop : Suya düşmek. Fiyasko ile sonuçlanmak. Başarısız olmak. Yığılmak. Kötü film. Çöküvermek. Cup diye düşmek. Hiçbir sanat değeri taşımayan, düşük nitelikte film; başarısız film. Başarısızlığa uğramak.

Come down in the world : Feleğin sillesini yemek. Attan inip eşeğe binmek. Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek. Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak. Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak. Hayatta başarısızlığa uğramak. Durumu bozulmak. Gerilemek. Yoksullaşmak.

Fall : Dağılmak. Kötü yola düşmek. Düşüş. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Ölmek. Hastalanmak. Yenilmek. Yaralanmak.

Fall over : Üzerine düşmek. Sırtüstü düşmek. Yuvarlanıp düşmek.

Be overthrown : Makamından edilmek. Koltuğundan edilmek. Tahtından edilmek. İktidarından edilmek. Alaşağı edilmek.

Fall from : Yoldan çıkmak.

Create : Yapmak. Meydana koymak. İcra-i sanat etmek. Oluşturmak. Atamak. Meydana getirmek. Yetki vermek. Peyda etmek.

Roll : Makaraya değil, göbekli ya da göbeksiz olarak kendi çevresinde sarılmış çeşitli çaptaki film tomarı. Haddeden geçirmek. Sarmak. Sallana sallana gitmek. Gümbür gümbür çalmak. Rulo. Ağzında yuvarlayarak söylemek. Takla (yuvarlanma). Vücudun, yerde ya da bir araçta, enine ekseni çevresinde yumularak öne-arkaya yuvarlanması. Döndürmek.

 

Topple over synonyms : trundled, trundle along, overturn, capsizing, cave in, beat down, debunk, curtailing, fall head over heels, cut down, defeats, crashed, topple, bowled, chop down, keel over, tumble, drop down, roll up, take a purler, tilt over, deduct, blow in, crash, condescend, crumpled up, revolved, come a purler, capsized, down, trundling, collapses, deflated.