Total productivity of capital türkçesi Total productivity of capital nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Diğer üretim faktörleri sabitken, değişik sermaye miktarı karşılığında elde edilen toplam üretim miktarı.
  • Sermayenin toplam verimliliği.

Total productivity of capital ingilizcede ne demek, Total productivity of capital nerede nasıl kullanılır?

Total : Yekun yapmak. -in toplamı (belirli bir miktar) olmak. Bir toplama işleminin ürünü ya da tamsayım sonucu. Toplam. Tümcül tiyatro. Ulaşmak. Tutarını bulmak. Toplamak. Tüm. Hepten.

Productivity : Müstahsiliyet. Performans. Bir birim üretim faktörü başına düşen ürün miktarı. Kar getirme yüzdesi. Bilgisayar, eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Prodüktivite. Verimlilik. Belli bir sürede bir öğrencinin, bir öğrenci kümesinin ya da bir eğitim kurumunun yaptığı çalışma ya da gösterdiği başarı. Bir ya da birden çok üretim etkileyicisinin kullanılmasıyla herhangi bir işlemden ya da yapımlıdan elde olunan verim. üretim çalışmalarından alınanlar (output) bu çalışmaya konulan (in put) fizik niceliklerinin birbirine oranı, üretim için yapılan harcamaların fiziksel niceliği. belirli bir zaman birimi içinde en fazla verim sağlama yeteneği. Yaratıcılık.

Of : In. -den. -nin. İle ilgili. -nın. Yüzünden. Hakkında. Li. -li. -dan.

 

Capital : Büyük. Başmal. Tecimsel bir kuruluşa ilişkin varlıkların tümü. varlıklar toplamından borçlar düşüldükten sonra geriye kalan katkısız varlık. Baş. Anapara. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Büyük harf. Mühim. Kapital. Ciddi.

Total productivity of labour : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişik emek miktarları için elde edilen toplam üretim miktarı. Emeğin toplam verimliliği.

Average efficiency of capital : Sermayenin ortalama etkinliği. Yapılacak her bir birimlik yatırım başına, bu yatırımın iktisadi ömrü boyunca sağlayacağı beklenen net getiri.

Average productivity of capital : Sermayenin ortalama verimliliği. Diğer üretim faktörleri sabitken, değişen sermaye değerlerine bağlı olarak birim sermaye başına elde edilen ürün.

Marginal productivity of capital : Diğer üretim faktörleri sabitken, sermaye miktarındaki bir birimlik değişmenin toplam üretimde yol açtığı değişme. Sermayenin marjinal verimliliği.

Accumulation of capital : Bir ekonomide zaman içerisinde sermaye stokunda meydana gelen artış. krş. yatırım marksist kuramda, üretim süreci sonucunda elde edilen artık değerin bir kısmının sermayeye dönüştürülme süreci. Sermaye birikimi. Kapital birikimi.

İngilizce Total productivity of capital Türkçe anlamı, Total productivity of capital eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Total productivity of capital ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Total productivity of capital synonyms : total product of capital, abnormal budget expenditures, ability rent, a shift in demand, a shift in supply, a shift in individual demand, a change in individual demand, a pass through certificate.