Touches türkçesi Touches nedir

Touches ile ilgili cümleler

English: Ali added a few finishing touches to the painting.
Turkish: Ali tabloya birkaç son rötuşları ekledi.

English: He went on a quest to find the point where the sky touches the Earth.
Turkish: O, gökyüzünün dünyaya dokunduğu noktayı bulmak için uzun ve zorlu bir araştırmaya devam etti.

English: I add a few finishing touches.
Turkish: Birkaç son rötuş eklerim.

English: I'm adding the finishing touches now.
Turkish: Ben şimdi son rötuşları yapıyorum.

English: He never touches alcoholic drinks.
Turkish: Alkollü içeceklere elini değdirmez.

Touches ingilizcede ne demek, Touches nerede nasıl kullanılır?

Finishing touches : Son elden geçirmeler. Rötuş. Son rötuşlar. Bitiş dokunuşu. Birşeyi tamamlamak için ihtiyaç duyulan son ilave.

Retouches : Düzeltmek. Düzeltme. Rötuş etmek. Rötüş. Rötüş etmek. Rötuş. Rötuş yapmak. Tashih etme. Rötuş yapma. Rötuşlama.

Deloitte touche tohmatsu : Dünya çapındaki genel merkezi manhattan'da (new york city, abd) olan dünyanın dört büyük muhasebe denetmeni şirketlerinden biri (eski adı deloitte & touche'dir).

Touche : Sevinç çığlığı türü. Ayy!. Cesaretlendirici nida ünlemi. Heyy!. Tartışmada kaybeden taraf. Tuş.

 

Touched : Mütehassis. Minnettar. Kaçık. Üşütük. Müteşekkir. Dokunulmuş. Deli. Çatlak. Bozuk. Keçileri kaçırmış.

Retouched : Düzeltme yapmak. Rötuş yapmak. Rötuş yapılmış.

Touch a sore point : Hassas bir noktaya temas etmek. Bam teline basmak.

Leave untouched : Aynı bırakmak.

Touch at : Uğramak (gemi bir yere). Bir limana uğramak. Uğramak (limana).

Cartouche : Kabartma resim veya şekil. Fişeklik. Kabartma resim. Kabartma şekil. Mermi kutusu. Hartuç. Özellikle mısır hiyerogliflerinde karşımıza çıkan firavunların isimlerinin yazıldığı dikey dikdörtgen kutucuk.

İngilizce Touches Türkçe anlamı, Touches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Touches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endamage : Zarar vermek. Yaralamak. Bozmak. Kötülük etmek. Zayıflatmak.

Dictates : Söyleyip yazdırmak. Gerektirmek. Zorla kabul ettirmek. Söyleyerek yazdırmak. Emretmek. Belirlemek. Yazdırmak. Söylemek. Dikte etmek.

Adjoins : Bitiştirmek. Katmak. Yan yana koymak. Yan yana olmak. Eklemek.

Kisses : Öptüm. Öpmek. Öpücükler. Öpüyorum.

Abut on : Bir yere bitişmek. Sınır komşusu olmak. Bitişmek. Biryere bitişmek.

Breaks : Bozdurmak. Molalar. Batmak. Parçalanmak. Ara vermek. Fırlamak. Patlamak. Ağarmak. Kesmek. Yenmek.

Pawed : Yeri eşelemek (boğa). Yeri eşelemek (at). Pençe atmak. Pençe. Ellemek (kabaca). Eşinmek. Yeri eşelemek (at veya boğa). Eşelemek. Patisiyle tırmalamak.

Abuts : Dayanmak. Uç uca gelmek. Yaslanmak.

Dictating : Belirlemek. Emretmek. Dikte etmek. Dikte ediliyor. Söyleyerek yazdırmak. Zorla kabul ettirmek.

 

Abash : Pert etmek. Utandırmak. Bozmak. Gururunu incitmek. Karıktırmak. Mahcup etmek.

Touches synonyms : communicates, contact, do, handled, palpate, busted, osculates, cast a spell on, answer, paw, dab, thumb, squeezes, palm, brushes, skim over, strike, gall, attain, disagree, border on, break down, cut up, mouth, break open, aggrieve, be worthy of, border, get along, enamoring, grope, manipulate, run into.

Touches zıt anlamlı kelimeler, Touches kelime anlamı

Disengage : Kavramayı boşaltarak güç iletimini kesme işlemi. Çözmek. Avaraya almak. Boşa almak. Affetmek. İlgisini kesmek. Serbest bırakmak. Salıvermek. Kurtarmak. Boşa alma.

Miss : Anlamamak. Hanım. İsabet etmeme. Matmazel. Kız. İsabet ettirememek. Gözden kaçırmak. Özlemek. Iska. Evli olmayan bayan.

Insensitive : Katı yürekli. Katı. Başkalarını düşünmeyen. Duygusuz. Taş kalpli. Düşüncesiz. Hissiz. Duyarsız. Etkilenmeyen. Vurdumduymaz kör ayvaz.