Touche türkçesi Touche nedir

  • Ayy!.
  • Heyy!.
  • Tuş.
  • Cesaretlendirici nida ünlemi.
  • Sevinç çığlığı türü.
  • Tartışmada kaybeden taraf.

Touche ile ilgili cümleler

English: Ali added a few finishing touches to the painting.
Turkish: Ali tabloya birkaç son rötuşları ekledi.

English: Ali barely touched his breakfast.
Turkish: Ali neredeyse kahvaltısına dokunmadı.

English: "What would happen if I touched a painting?" "I think an alarm would sound off."
Turkish: "Bir resme dokunsam ne olur?" "Sanırım alarm çalar."

English: A man touched down on the moon. A wall came down in Berlin. A world was connected by our own science and imagination.
Turkish: Bir insan aya indi. Berlinde bir duvar yıkıldı. Bir dünya kendi bilimimizle ve hayal gücümüzle bağlandı.

English: Ali barely touched his food.
Turkish: Ali neredeyse yemeğine hiç dokunmadı.

Touche ingilizcede ne demek, Touche nerede nasıl kullanılır?

Deloitte touche tohmatsu : Dünya çapındaki genel merkezi manhattan'da (new york city, abd) olan dünyanın dört büyük muhasebe denetmeni şirketlerinden biri (eski adı deloitte & touche'dir).

Touched : Keçileri kaçırmış. Üşütük. Minnettar. Etkilenmiş. Müteessir. Müteşekkir. Deli. Mütehassis. Dokunulmuş. Bozuk.

Touches : Kırmak. Değmek. Temas etmek. Teğet geçmek. Yetmek. İncitmek. Para sızdırmak. Dokunmak. Ellemek. Etkilemek.

 

Be touched : Müteessir olmak. Duygulanmak. Delirmek. Hislenmek. Etkilenmek. Kafayı yemek.

Finishing touches : Bitiş dokunuşu. Son rötuşlar. Rötuş. Birşeyi tamamlamak için ihtiyaç duyulan son ilave. Son elden geçirmeler.

Retouches : Düzeltme. Rötuşlama. Rötuş yapma. Düzeltme yapmak. Rötüş etmek. Rötuş etmek. Düzeltmek. Tashih etme. Rötuş yapmak. Rötuş.

Touch a sore point : Bam teline basmak. Hassas bir noktaya temas etmek.

Touch at : Bir limana uğramak. Uğramak (limana). Uğramak (gemi bir yere).

Touch and go : Tehlikeli durum. Uçağı tamamen durdurmadan yeniden kalkış yapma. Tehlikeli iş. Son dakikada yetişmek. Uçağın tamamen durmadan kalkış yapması.

Cartouche : Mermi kutusu. Kabartma resim veya şekil. Fişeklik. Kabartma resim. Kabartma şekil. Hartuç. Özellikle mısır hiyerogliflerinde karşımıza çıkan firavunların isimlerinin yazıldığı dikey dikdörtgen kutucuk.

İngilizce Touche Türkçe anlamı, Touche eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Touche ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kiss : Öpmek. Öpüşmek. Hafif temas. Şeker. Öpücük. Hafifçe dokunmak. Dokunmak. Öpüş. Değmek.

Skim : Hızla göz atmak. Üstünden şöylesine geçmek. Yağını almak. Su üzerinde kaydırmak. Gözden geçirmek. Kaymağını almak. Sıyırmak. Köpüğünü almak. Kayar gibi gitmek. Almak (bir sıvının üzerinden kaymak vb).

Run into : Toslamak. -e çarpmak. - ile kafa kafaya gelmek. -e çarptırmak. Şans eseri biri ile karşılaşmak. Araba ile vurmak. Çarpmak. - ile çarpışmak. Ulaşmak. -e karşı yaklaşmak.

 

Touching : Dokunaklı. Değinme. Hazin. Dokunan. Dokunma. Acıklı. Tuşe. Yanık. Dokunuş.

Key : Sıkıştırmak. Coşturmak. Ana. Akort etmek. Tutturmak. Tespit etmek. Uydurmak. Kilit. Kilitlemek.

Buss : Buse. Öpücük. Öpmek.

Keyboard : Org. Klavye. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Tuşlar dizisi. Bilgisayara veri girmek. Tuş takımı. Bir yazı makinesinin, uzakyazıcının, gösterici ucun ya da delgi makinesi gibi bir veri giriş donanımının; işletmen ya da kullanıcının parmaklarıyla dokunaklara basarak verileri damga damga belirtebileceği biçimde düzenlenmiş yeterli sayıda anahtardan oluşan kesimi. Klavye ile bilgisayara aktarmak.

Digital : Sayılarla gösterilen veri ya da fiziksel niceliklere değgin. Sayı. Parmak gibi. Sayısal. Parmağa ait. Bilgisayar, bilişim, gitar alanlarında kullanılır. Dijital sinyaller yoluyla çalışan ve analog elektroniklere göre daha az maliyetli cihaz. Sayıya ait. Dijital.

Osculate : Yaslanmak. Dokunmak. Dayanmak. İlgisi olmak. Temas etmek. Öpmek. Ortak özellikleri olmak. Değdirmek.

Button : Sayı. Filiz. Namlu düğmesi. Buton. Düğmelenmek. Elektriksiz kılıçoyunu savutlarında, namluların ucuna sivriliğini gidermek için konan düğmecik. Sır vermemek. Puan. Tomurcuk.

Touche synonyms : light touch, stroke, push button, mouth, impinge on, collide with, palm, hit, palpate, brush, engage, contact, finger, thumb, tag, handle, strike, impinging, striking, snog, pick up, toe, skim over, digitals, feel, press.

Touche zıt anlamlı kelimeler, Touche kelime anlamı

Disengage : Kavramayı boşaltarak güç iletimini kesme işlemi. Avaraya almak. Bağlantısını kesmek. Serbest bırakmak. Bağlantılarını kesmek. Salıvermek. Çözmek. Kurtulmak. Geri çekilmek (askeri terim). İlişkisini kesmek.

Miss : Matmazel. Hanım. Kavramamak. Iska. Bayan (evlenmemiş). Gözden kaçırmak. İsabet etmeme. Iska geçmek. Evli olmayan bayan. Özlemek.

Tender : Etmek. Teklif. Gevrek. Teklif vermek. Kolaylıkla incinen. Yumuşak. Deneyimsiz. Ödemek üzere para vermek. Arz etmek.

Touche antonyms : sensitive, soft.