Toxic jaundice türkçesi Toxic jaundice nedir

Toxic jaundice ingilizcede ne demek, Toxic jaundice nerede nasıl kullanılır?

Toxic : Ağılı. Toksik. Zehirli. toksik maddeye bağlı olan. Zehir. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zehirli. Zehirleyici. Bir canlı ya da cansız özdek üzerinde ağı etkisi yapan (özdek).

Jaundice : Kıskançlık. Sarılık. Karamsarlık. Önyargı. Düşmanlık. Hoşnutsuzluk. Haset.

Toxic amaurosis : Toksik amoroz. Toksik amorozis.

Toxic amino acids : Zehirli amino asitler. Toksik amino asitler. Yüksek bitkilerde indospisin, nörotoksik amino asitler, dihidroksifenilalanin, alfa amino beta metil aminopropiyonik asit, selenosistatiyon gibi 300’den fazla protein niteliğinde olmayan ve işkembede mikroorganizmalar üzerine zehirli etki gösteren amino asitler, toksik amino asitler.

Toxic articles : Patlayıcı. Parlayıcı. Tehlikeli ve zehirli maddeler. İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler.

Toxic dose : Toksik doz. Bir defada veya tekrarlanan miktarlarda verildiğinde zehirlenme belirtileri oluşturan fakat ölüme neden olmayan doz. Zehirli doz.

 

İngilizce Toxic jaundice Türkçe anlamı, Toxic jaundice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Toxic jaundice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Parenchymatose icterus : Parenkimatöz ikterus.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Hepatocellular jaundice : Hepatohücresel sarılık.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

 

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Intrahepatic jaundice : İntrahepatik ikterus. İntrahepatik sarılık.

Toxic jaundice synonyms : hepatotoxic jaundice, a dna, a c syndrom, abdominal distention, abaxial, abdominal fat necrosis, hepatocellular icterus, abdominal ovariectomy, a c deformity, abdomen, abdominal palpation.