Tractive türkçesi Tractive nedir

Tractive ile ilgili cümleler

English: Ali finds Mary attractive.
Turkish: Ali Mary'yi çekici buluyor.

English: Ali saw an attractive middle-aged lady in the park.
Turkish: Ali parkta çekici orta yaşlı bir bayan gördü.

English: Ali had never realized how attractive Mary was before.
Turkish: Ali daha önce Mary'nin ne kadar çekici olduğunu hiç fark etmedi.

English: A model must have an attractive body.
Turkish: Bir model çekici bir vücuda sahip olmalıdır.

English: "You're a very attractive woman." "And you're a very attractive man."
Turkish: "Sen çok çekici bir kadınsın." "Ve sen çok çekici bir adamsın."

Tractive ingilizcede ne demek, Tractive nerede nasıl kullanılır?

Tractive force : Çekme kuvveti. Çekici kuvvet. Çekme gücü.

Tractive power : Çekici güç. Çekme kuvveti.

Abstractive : Abstraktif. Özetleme. Soyutlayıcı. Çekinmek. Soyutlanma niteliği olan. Özet. Özetlenme niteliği olan. Soyutlama yeteneği olan.

Abstractiveness : Soyutlama niteliği olan. Soyut olma. Çekinme niteliği olan.

Attractive : İlginç. Çekici. Havalı. Göz alıcı. İlgi çekici. Alımlı çalımlı. Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvete ilişkin. Güzel. Hoş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Detractive : Küçültücü. Uzaklaştırıcı. Bozucu. Azaltıcı.

 

Attractive force : Çekici güç. Atraktif güç.

Contractive : Kasılmaya yatkın olan. Büzme gücüne sahip. Çekme gücüne sahip. Çeker. Büzülmeye yatkın olan. Çekme gücü olan.

Attractively : Baştan çıkarır bir şekilde. İlgi çekerek. Cezp ederek. Çekici bir şekilde. Frapan bir halde. Dikkat çekerek.

Attractiveness : Çekicilik. Cazibe. Albeni. Caziplik. Alımlılık. Cazibeli olma.

İngilizce Tractive Türkçe anlamı, Tractive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tractive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contractive : Büzülmeye yatkın olan. Çekme gücü olan. Büzme gücüne sahip. Çekme gücüne sahip. Kasılmaya yatkın olan.

Attractor : Cazibe merkezi.

Drafts : Cereyan. İstismar. Askerlik. Rahatsızlık. Dama. Dama oyunu. Müsvedde. Taslak. Ödeme emri.

Attractant : Çeken madde. Hayvan ve böcekleri yuvalarından çıkararak öldürmek amacıyla kullanılan çekici ve hoş kokulu zehir. Atraktant. Çekici (madde). Atraktan.

Hitchers : Çekiştiren. Otostop yapan. Otostop çeken. Otostopçu. Bağlayan.

Hitch : Takmak. Yakalanmak. Ani çekme. Çekiverme. Sıyırmak. Otostop yapmak. Bağlanmak. Terslik. Arabaya koşmak. Evlenmek.

Tractor : Traktör. Kamyonun şoför mahalli. Yol yapımında, yapımcılıkta, tarla işlerinde kullanılan; araç, gereç ve aygıtları çekmek için özel bağlantıları olan motorlu araç.

Alluring : Albenili. Akıl çelici. Davetkar. Cazip. Cezbedici. Cazibeli. Alımlı.

Attracting : Etkileyici. Cazip.

Arrestive : Dikkat çeken. Etkileyici. Alımlı. İlginç.

Tractive synonyms : allure, pull, haulages, affinitative, drawler, haul, pulling, traction, shrinking, allured, pullers, breakdown lorry, subjected to, shrinkers, haulage, drawlers, hitcher, bonnie, draught, subject, adorable, appealing, draw, bewitching, subject to, draws, attractive, tractions, hitches, draft, shrinker, allures, attractants.

 

Tractive ingilizce tanımı, definition of Tractive

Tractive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Serving to draw. Attracting. Pulling. As, tractive power.