Contractive türkçesi Contractive nedir

  • Kasılmaya yatkın olan.
  • Büzülmeye yatkın olan.
  • Çekme gücü olan.
  • Büzme gücüne sahip.
  • Çeker.
  • Çekme gücüne sahip.

Contractive ingilizcede ne demek, Contractive nerede nasıl kullanılır?

Contractibility : Anlaşma veya sözleşme yapılabilirlik veya imzalanabilirlik. Büzülebilme. Daraltılabilme veya azaltılabilme.

Contractible : Kısılabilen. Büzülebilir. Kasılabilen.

Contractile : Kasılabilen. Kasılabilir. Kısılabilen. Büzülebilen. Kontraktil.

Contractile cell : Bir aksiyon potansiyelinin oluşmasıyla kasılabilen kas hücresi. Kontraktil hücre.

Contractile vacuole : Kontraktil vaküol. Ortada küresel bir yapıyla buna yıldız gibi bağlanan çok sayıda kanaletlerden oluşan, ozmozla veya gıdalarla vücuda giren fazla suyun dışarı atılmasını sağlayan, genellikle tatlı sularda serbest yaşayan protozoonlarda görülen, simbiyotik yaşamda ortam izotonik olduğundan dolayı görülmeyen (ciliaphora’lar istisna), serbest yaşayan kimi patojenik amiplerde de (acanthamoeba, naegleria) görülebilen bir organel. boşaltım organeli. Özellikle tatil sularda yaşayan bir hücreli hayvanlarda, organizmaya giren fazla suyu dışarı atarak ozmotik basıncı ayarlayan yapı. kontraktil koful. Boşaltım kofulu. Kontraktil vakuol. Kontraktil koful. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Contracting party : Akit tarafı. Akid taraf. Bir sözleşmeden yer alan gruplardan biri. Akit taraflar. Sözleşmeye taraf olan sözleşmeci ve yüklenici. Sözleşme akdeden. Sözleşme tarafı. Sözleşmenin tarafı. Sözleşen.

Contracting parties : Taraf ülkeler. Bir sözleşmeden yer alan gruplardan biri. Sözleşmenin tarafı. Akit taraflar. Bağıtçılar. Sözleşmenin tarafları. Anlaşmayı, sözleşmeyi yapan ve imzalayan kişiler. Sözleşme akdedenler. Sözleşme tarafları. Akdeden taraflar.

Contractile vocuole : Kontraktil koful. Kontraktil vakuol. Özellikle tatlı sularda yaşayan bir hücreli hayvanlarda, organizmaya giren fazla suyu ve metabolizma atıklarını dışarı atarak ozmotik basıncı ayarlayan yapı, kontraktil koful.

Contraction : Daralma. Daratlma. Ayrı hecelerdeki iki ünlünün bir tek ünlüde veya birden çok hecedeki seslerin tek hecede toplanması olayı. bu olay daha çok kelime birleşmelerinde görülür: gidemedim (< kēt-e umadum), sekiz on > seksen, dokuz on > doksan, cumartesi (< cuma ertesi), niçin (< ne için), neyse (< ne ise), her neyse (< her ne ise), nasıl (< ne asıl), neylersin (< ne eylersin), ayol (< ay oğul), güllaç (< güllü aş), sütlaç (< sütlü aş), yirmi (< yigirmi), doğurmak > dbormak, yapurgak > yaprak, geleceğim > gelcem vb. Sıcaklık, kuvvet gibi bir dış etki ile ya da özdecik devinimi ile bir cismin boyutlarının küçülmesi. Kaynaşmış sözcük. Hece kaynaşması. Bir kasın uyarılması sonucu, ince ipliklerin kalın iplikler üzerinde kaymasıyla meydana gelen kas boyundaki kısalma. izotonik, izometrik ve tetanik kasılma tipleri vardır, kontraksiyon. Bir kasın, telin vb.nin görev sırasında kısalması. kontraksiyon. (hastalık) kapma. Kayaç taneciklerinin soğuma ile küçülmesi ve daralması.

 

Contracting : Sözleşme. Akteden. Sözleşme imzalayan. Büzen. Daralma. Sözleşme yapan. Çekme. Anlaşma imzalama. Akdeden. Yakalanmak (hastalığa, vs.).

İngilizce Contractive Türkçe anlamı, Contractive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contractive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prophylactic : Prezervatif. Hastalıktan koruyan ilaç. Koruyucu ilaç. Hastalığı önleyici, koruyucu. Engelleyici. Hastalıktan koruyucu. Asalağı dış ortamda yok eden ya da onun konakçıya ulaşmasına engel olan ilaç veya işlem. Hastalıktan koruyucu, hastalığı önleyen veya balığı hastalıktan koruyan ilaç. Profilaktik.

Shrinking : Daralma. Çekme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İstemeden yapılan. Küçülme. Büzücü. Hava koşullarının elverişsizliğinden dolayı film tabanında ya da duyarkatta ortaya çıkan kırışma, kısalma. Ürkek. Çekingen.

Inferential : Anlaşılan. Dolayısıyla anlaşılan. Dolaylı olarak anlaşılan. Çıkarımsal. Sonuç olarak çıkarılabilir. İstidlali.

Rehabilitative : İyileştirici.

Plastic : Yoğruk. Naylon. Biçim verilebilir. Kredi kartı. Esnek. Yoğrulabilen. Estetik. Yoğrulabilir. Plastik. Çekildikçe uzayan, kuvvet kalkınca eski durumuna dönmeyen özdek.

Iud : Rahim içi araç (spiral). Gebe kalmayı önlemek için rahim içine yerleştirilen kontraseptif araç.

Anovulant : Doğum kontrol hapı.

Safe : Güvenilir. Kurtulmuş. Atlatmış. Emniyetli. Kiralık kasalar. Güvende. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Sağlam. Yiyecek dolabı. Tehlikesiz.

Condom : Kaput. Kondom. Kılıf. Prezervatif. Boru dayanıklığı.

Pill : Oral kontraseptif. Top (argo sözcük). İlaç. Doğum kontrol hapı. Sıkıcı tip. Sıkıntı. İzmarit. Toz veya yarı katı durumdaki ilaçların bağlayıcı maddelerle karıştırılıp hamur haline getirildikten sonra yuvarlak, oval, silindirik, küre vb. biçimlere sokulmasıyla hazırlanan hamur kıvamında bir ilaç biçimi, pil, pilul. Makineli tüfek yuvası (kule).

Contractive synonyms : morning after pill, anovulatory drug, contraceptive diaphragm, cervical cap, birth control device, oral contraceptive pill, contraceptive device, contraceptive pill, prophylactic device, reconstructive, safety, tractive, preventative, device, coil, tractor, birth control pill, preventive, spermicide, diaphragm, intrauterine device, pessary, oral contraceptive, creative, formative, structural, shaping, spermatocide, rubber, positive.

Contractive zıt anlamlı kelimeler, Contractive kelime anlamı

Neutral : Rengi belli olmayan. Ph'sı 7.0 olan; ne asit ne de baz olan madde. Nötr. Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve ph değeri 7 olan (özdek). üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan (özdek). Elektrik yükü olmayan. kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen. Sistematik. Herhangi bir konuda anlaşamayan iki karşıt düşünürler arasında hiç bir yana katılmayarak yönsüz kalma. Ilın uç. Boşta. Artı ve eksi yükü olmayan, yansız.

Destructive : Bozucu. Tahrip edici. Yok edici. Yıkıcı. Destrüktif. Zararlı. Kıran. Yıkıntılı. Tahripkar.

Negative : Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im. yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im; eksi yük gibi. sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im. iki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im. Negatif. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Negatif görüntü elde etmek için alıcıda kullanılan boş film. bu yolda kullanılmış fakat henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek üzerinde negatif görüntü belirmiş olan film. negatif görüntü. (genellikle) doğadakinin ters renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. tv. uç değiştirme yoluyla almaçta oluşturulan ve doğadakinin ters renk tonunda olan görüntü. Menetmek. Reddetmek. Etkisiz hale getirmek. Olumsuz söz. Ters. Eksi.

Contractive antonyms : increase, expansion.

Contractive ingilizce tanımı, definition of Contractive

Contractive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to contract. Having the property or power or power of contracting.