Plastic türkçesi Plastic nedir

  • Estetik.
  • Biçim verilebilir.
  • Çekildikçe uzayan, kuvvet kalkınca eski durumuna dönmeyen özdek.
  • Plastik.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Esnek.
  • Kredi kartı.
  • Yoğruk.
  • Yoğrulabilen.
  • Yoğrulabilir.
  • Biçimlenebilir.
  • Naylon.

Plastic ile ilgili cümleler

English: A plastic cup is better than one made of real glass.
Turkish: Bir plastik bardak, gerçek camdan yapılmış olandan daha iyidir.

English: A plastic dish will melt on the stove.
Turkish: Bir plastik tabak ocakta erir.

English: Ali gave me a dozen cookies in a plastic bag.
Turkish: Ali bana plastik bir torba içinde çok sayıda kurabiye verdi.

English: Ali is a plastic surgeon.
Turkish: Ali bir plastik cerrah

English: Ali poured wine into a plastic cup and handed it to Mary.
Turkish: Ali bir plastik kupaya şarap koydu ve Mary'ye uzattı.

 
 

Plastic ingilizcede ne demek, Plastic nerede nasıl kullanılır?

Plastic analysis : Yoğrumsal çözümleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dış dünyadaki varlıkların, cisimlerin anlamlarını ve yol açabilecekleri çağrışımları, belirli bir anlayış ve amaçla değerlendirme ve kullanma işi. bunun için yapılan seçme. Plastik analiz.

Plastic arts : Yoğrumlu sanatlar. Plastik sanat. Plastik sanatlar.

Plastic container : Plastik kap.

Plastic deformation : Plastik bozunum. Yoğruk bozunma. Yoğruk bozunum. Plastik bozulma. Plastik deformasyon. Kalıcı deformasyon. Kalıcı şekil değişimi. Kesin şekil bozulması.

Plastic elements : Makro elementler. Plastik elementler.

Plastic teschnique : Esnek yordam. Bireye, salt ipuçları sunup, yaptığı tasarımlara bakarak ölçme durumu içindeki yanıtlarını -yaratıcı bir tutumla-yorumlamaya ve çıkarım yoluyla yargıya varmaya dayanan yordam.

Plastic flow : Plastik akış. Yoğruk akış. Kalıcı akma. Plastik deformasyon.

Plastic surgeon : Plastik cerrah. Estetik cerrah.

Plastic range : Plastik alan. Yoğruk bozundurma aralığı. Plastik bölge. Esneme haddi.

Acrylic plastic : Akrilik plastik.

İngilizce Plastic Türkçe anlamı, Plastic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plastic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Falsifiable : İşlenebilir. Çürütülebilir. Çarpıtılabilir. Sahtesi yapılabilir. Taklit edilebilir. Düzenlenebilir. Yanlışlanabilir. Aksi ispatlanabilir.

Lithe : Eğilip bükelebilen. Esnek vücutlu. Kolay eğilip bükülebilen. Kıvrak.

Polyester : Genellikle bir polihidrik alkol ile bir polibazik asitten elde edilen, sinema ve televizyonda mıknatıslı kuşak ve film tabanlarının yapılmasında kullanılan polimer. Polyester. Çoklu ester. Poliester. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Poliyester. Tereftal asiti ve glikolün yoğunlaştırılmasıyla elde edilen sentetik bir materyal. Çok esterli. Poliester (pes).

Elastics : Elastik kumaş. Lastik bant. Lastikli şerit. Elastik. Lastik. Elastiki. Elastik şey. Uyumlu. Lastikli.

Flexile : Hareket kabiliyeti yüksek. Yumuşak başlı. Uysal. Bükülür. Değişken.

Formable : İcat edilebilir. Şekillendirilebilir. Biçimlendirilebilir. Yaratılabilir.

Lither : Kıvrak. Eğilip bükelebilen. Esnek vücutlu. Kolay eğilip bükülebilen.

Bakelite : Bakelit. Bakalit. Bakalit fildişi veya kemik yerine kullanılan suni reçine.

Thermoplastic resin : Isılyoğruk reçine. Plastik reçine. Termoplastik reçine.

Plastic synonyms : thermosetting resin, polytetrafluoroethylene, polyvinyl formaldehyde, thermosetting compositions, coumarone resin, phenolic plastic, mylar, polypropene, coumarone indene resin, silicone resin, amino plastic, aminoplast, acrylonitrile butadiene styrene, phenolic urea, esthetic, bankcard, nylon, esthetics, flexible, bank card, limped, aesthetical, abs, cellulosic, unctuous, ductile, aesthetics, esthetical, lithest, limbering, polypropylene, solid, lithesome.

Plastic zıt anlamlı kelimeler, Plastic kelime anlamı

Inelastic : Esnemez. Elastikiyetsiz. Elastikiyetliksiz. Esneklik özelliği göstermeyen. Elastikliği olmayan. Elastik olmayan. Esnek olmayan. Sert.

Destructive : Yıkıcı. Zararlı. Yıkıntılı. Destrüktif. Yok edici. Tahripkar. Kıran. Tahrip edici. Bozucu.

Plastic ingilizce tanımı, definition of Plastic

Plastic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having the power to give form or fashion to a mass of matter. As, the plastic hand of the Creator.