Traditions türkçesi Traditions nedir

Traditions ile ilgili cümleler

English: Good traditions should be preserved.
Turkish: İyi geleneklerin korunması gerekir.

English: What are your traditions on this day?
Turkish: Bugünkü gelenekleriniz nedir?

English: We must keep up the family traditions.
Turkish: Aile geleneklerimizi sürdürmeliyiz.

English: Our political system was shaped by feudal traditions.
Turkish: Siyasi sistemimiz feodal gelenekler tarafından şekillendirilmişti.

Traditions ingilizcede ne demek, Traditions nerede nasıl kullanılır?

Customs and traditions : Örf ve adetler. Gelenek ve görenekler.

Extraditions : Suçlunun ülkesine iadesi. Suçluların geri verilmesi. Suçluların iadesi.

Tradition bearer : Kaynak kişi. Kendisinden halk kültürüyle ilgili bilgiler sağlanan birey. bk. halk kültürü.

According to tradition : Adetlere uygun olarak. Geleneğe göre.

Area co tradition : Bölgesel ortak gelenek. Bir bölgedeki değişik kültürlerin aynı tarihsel ve toplumsal etkenler altında kazandığı ortak geleneksel kültür, bk. kültür, gelenek, krş. bölgesel halk toplumu.

Auricular tradition : Kulaktan kulağa yayılarak gelen gelenek.

Genetic tradition : Kalıtımsal gelenek. Halkbilim ürünlerinin kuşaklardan kuşaklara aktarılışıyla oluşan gelenek, bk. gelenek, krş. toplumsal gelenek.

 

Dominant tradition : Egemen gelenek. Değişik geleneksel düzenlerde egemen olan geleneksel öğelerin tümü. bk. gelenek, öğe.

Folk tradition : Halkın, tarihsel akış içinde benimsediği, toplumsal değiniler yoluyla öz yapısına sindirdiği kültür ürünlerinden oluşan düzen. bk. tarihsel okul, tarihsel halkbilim, değini. Halk geleneği.

Dimension elaboration of tradition : Genel gelenek boyutu. Geleneklerin kökeninde varolan gelişme gücü. bk. gelenek boyutları.

İngilizce Traditions Türkçe anlamı, Traditions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Traditions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fashion : Giyim, ev, konuşma, sanat, dinlenme-eğlenme gibi kimi ekin öğelerinin biçiminde (çoğunlukla bu biçimin ayrıntılarında) sık sık ortaya çıkan kısa süreli ve toplum ya da. küme içinde az çok onay görüp izlenen değişiklikler. Yapmak. Meydana getirmek. Yüksek tabaka. Tarz. Biçim. Oluşturmak. Üslup. Moda.

Consuetude : Örf. Usul. Alışkanlık.

Traditionalistic : Geleneksel. Gelenekselcilikle alakalı. Gelenekselleşen.

Ways : Taraf. Yön. Yol. Usul. Huylar. Bakım. Gidişat. Davranış tarzı. İş alanı. Kızak.

Precedent : Geçmiş örnek. Örnek oluşturan durum. Teamül. Benzeri olan. Numune. Eşine rastlanmış. Yapılageliş. Örnek. Örnek olay.

Entries : Antre. Katılma. Madde. Kayıt. Sahneye çıkma. Girdiler. Giriş. Kapı. Girdi.

Customs : Gümrük. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yabancı ülkelerden gelen ve yabancı ülkelere giden mal ve yolcular için yasalarla konulmuş yargıları uygulayan, ülkeye giriş ve çıkışta malın bağımlı olduğu gümrük vergisini alan örgüt. malın yurda girişinde alınan gümrük vergisi, bk. gümrük vergisi. Töreler. Gümrük dairesi. Adetler. Adap. Bir ülke veya toplumun ahlak.

 

Tradition : Sünnet. Bir kuşaktan diğerine tarihsel ve toplumsal bazı değişikliklere uğradıktan sonra ve yalnız konuşma yoluyla geçerek çağımıza ulaşan, kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, bk. geleneksel yasa, gelenek özdeği, gelenekçilik, geleneksel zincir, geleneksel uygarlık. krş. görenek, boş inanç. Bir toplumda kuşaktan kuşağa iletilen toplum üyeleri arasında manevi bağları güçlendiren her türlü kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar. Anane. Görenek. Sünnet (din). İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Adetler.

Manners : Terbiye. Görgü. Ahlak. Edep. Adap. Adabımuaşeret. Örf. Hareket tarzı.

Traditions synonyms : cognitive content, mental object, tralatitious, customary usage, mores, handed down, grooves, second nature, convention, formality, bleedings, good morals, catamenia, folk, custom, groove, way, courses, folkway, hadith, rules, bleeding, observance, conventional, conventions, fashions, morals, content.

Traditions zıt anlamlı kelimeler, Traditions kelime anlamı

Nontraditional : Konvansiyonel olmayan. Geleneksel olmayan.

Unorthodox : Doğru kabul edilene aykırı olan. Ortodoks olmayan. Ortodoks geleneklerine uymayan. Geleneksel olmayan. Alışılmışın dışında.