Trailing türkçesi Trailing nedir
- Arka fren pabucu.
- Sürünmek.
- Tırmanıcı.
- Peşinden sürüklemek.
- Yer örtücü.
- İzleyen.
- Yerde uzamak (bitki).
- Sürüklenmek.
- Sürüklemek.
- İzlemek.
- İncecik tütmek.
- Dökülmek (yorgunluktan).
Trailing ingilizcede ne demek, Trailing nerede nasıl kullanılır?
Trailing axle : Arka dingil.
Trailing blanks : İzleyen boşluklar.
Trailing cable : Çekilir kablo. Çekilir ileteç.
Trailing edge : Kuyruk kenarı. Arka kenarı. Pervane kenarı. Pervaneninveya kanat ucunun geri kenarı. (uçaklarda) sürüklenme kenarı. Firar kenarı. Bitiş kenarı. Uçurtmanın arka kısmı. Arka kenar.
Trailing space : Yazının sağındaki boşluk.
On the trail of : Sonra gelerek. Peşinde. İzleyerek. İzinde. Peşinden gelerek. Takip ederek.
Trail angle : Gerileme açısı.
Trail rope : Çeki halatı.
Trail along : Yorgun argın hareket etmek. Yavaş yavaş yürümek.
Audit trail : Denetleme izi. Denetim geçmişi. Bilgiişlem denetim tarihçesi. Denetim tarihçesi. Denetleme yolu. Denetleme tarihçesi. Denetim izi.
İngilizce Trailing Türkçe anlamı, Trailing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trailing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Eyeing : Yakından seyretme. Gözetlemek. Süzmek. Dikkatle bakmak. Bakma. Süzme. Tek gözle ihtiyacını karşılama. Kuşkuyla bakmak.
Tracer : Bk. ışınetkin izleyici. İzleyici. İz bırakan şey. Bir fiziksel ya da kimyasal süreç içindeki değişimleri izlemek için renk, ışınetkinlik gibi kimi özelliklerinden yararlanmak üzere ortama katılan ve kendisi olayı etkilemeyen özdek. Teknik ressam. Kopyalayıcı. İzsalan. Kopya makinesi. Terzi ruleti.
Chased : Peşine düşmek. Kovalamak. Takip etmek. Kabartma işlemek. Hızla geçip gitmek. Peşinde olmak. Oymak. Hakketmek. Zıvana açmak.
Rough it : Sıkıntı çekmek. Sefalet çekmek. Bir süre için ilkel şartlar içinde yaşamak. Mahrumiyet içinde yaşamak. Sefalet içinde yaşamak. Basit ve ilkel yaşamak.
Dragging : Ağır işleyen. Tırmıklama. İnsan gücü veya mekanik bir güçle istihsal alanında sürüklenerek çekilmek suretiyle kullanılan, toplanıp karaya veya gemiye alınabilen taraklı kepçe, dreç kirişli trol, kankava, voli ağları, tarata, tarlakoz, manyat ığrıp ve trol araçlarıyla yapılan avcılık. Ağır ilerleyen. Sürütme avcılık. Acı çekerek ve yavaşça ölme. Çekmek. Sürükleme. Kabartma.
Drag away : Zorla ayırmak. Sürükleyerek uzaklaştırmak. Sürüyerek götürmek. Zorla götürmek.
Sequents : Ardışık. Netice. Takip eden. Sonuç. Birbirini izleyen. Sıralı. Art arda gelen. Ardıl. İzleşen.
Follow up : Kovalamak. Araştırmak. İzle. Sürdürmek. Peşini bırakmamak. Sonuna kadar götürmek. Takip etmek. Başka bir şey yaparak bir şeyi tamamlamak. İzinde olmak.
Pursuers : Takipçi. Kovalayan kimse. Dava eden. Muhasebeci. Davacı.
Ensue : Netice olarak husule gelmek. Sonuç olarak ortaya çıkmak. (sonuç olarak) ortaya çıkmak. Ardından gelmek. Meydana gelmek. Sonradan gelmek. Takip etmek. Doğmak. Birbirini takip etmek.
Trailing synonyms : pursual, dragged, rub in, creep, chases, sequent, drifted, pursuit, carry away, tracking, ensues, consequent, onlooking, be led to, be dragged along, crawls, grovel, eying, lugged, drifts, trail, lugging, languished, ascender, following, drift apart, subsequent, fol, climbing, creeping, languishes, dog, scud.

Bu kısımda Trailing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trailing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trailing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trailing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.