Trainer türkçesi Trainer nedir
- Top nişancısı.
- Oyuncuları çalıştıran, geliştiren uzman.
- Tenis ayakkabısı.
- Çalıştırıcı.
- Eğitimci.
- Futbol, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır.
- Terbiyeci.
- Hayvan terbiyecisi.
- Eğitici.
- Eğitim uçağı.
- Antrenör.
- Oyuncuları çalıştıran, kendilerine gerekli beden kıvamını ve oyun bilgisini edindiren kişi.
Trainer ile ilgili cümleler
English: Ali is a dog trainer.
Turkish: Ali bir köpek eğitmenidir.
English: With a good trainer, the swimmer is bound to win.
Turkish: İyi bir antrenörle, yüzücü mutlaka kazanır.
English: The trainer must think of her health.
Turkish: Eğitmen onun sağlığını düşünmeli.
English: Who trained the trainers?
Turkish: Kim eğitmenleri eğitti?
English: Ali is employed as an animal trainer.
Turkish: Ali bir hayvan eğiticisi olarak işe alındı.
Trainer ingilizcede ne demek, Trainer nerede nasıl kullanılır?
Trainer aircraft : Eğitim uçağı.
Animal trainer clow : Hayvan eğiticisi soytarı. Hayvan eğiticiliği yapabilen ama aynı zamanda halkı güldürmekle görevli sanatçı.
Animal trainer : Hayvan terbiyecisi. Hayvanları eğiterek gösteri yapacak duruma getiren yetiştirici kişi. Hayvan eğiticisi.
Horse trainer : At eğiticisi. At antrenörü. Sirk gösterileri için ata özel numaralar öğreten kişi.
Trainers : Tenis ayakkabısı. Çalıştırıcı. Eğitici. Top nişancısı. Antrenör. Eğitim uçağı. Spor ayakkabısı. Eğitimci.
Air strainer : Hava filtresi. Hava süzgeci.
Fuel strainer : Yakıt süzgeci. Yakıt filtresi.
Oil strainer : Yağ süzgeçi. Yağ süzgeci. Yağ eleği. Yağlama yağının içindeki büyük parçaları elemek için, kafes biçiminde telden ya da gözenekli metalden yapılmış elek. Yağ filtresi.
Distrainer : Haciz koyan kimse. Haczeden kişi. Haciz koyan. Teminat alan kimse. Haczi koyduran kişi. Rehin amacıyla başkasına ait malı hapseden kimse.
Constrainers : Mecbur eden kimse. Zorlayan kimse. Kısıtlayan kimse.
İngilizce Trainer Türkçe anlamı, Trainer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trainer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Instructor : Öğretmen. Doçent (amerikan ingilizcesi). Eğitmen. Üniversitelerde öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici olarak görevlendirilen kimse. Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Öğretim üyesi. Öğretim görevlisi. Okutman.
Pedagogues : Eğitimbilimci. Pedagog. Dar görüşlü öğretmen.
Instructing : Talimat veren. Bilgilendirmek. Öğretme. Öğretmek. Talimat vermek. Okutmak. Öğretici. Emir vermek. Eğitme.
Leader : Öncü. Baş makale. Önde gelen kimse. Bando şefi. Gazetenin görüşünü yansıtan makale. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır. Önder. Büyük işlerde bir topluluğa önayak olan kişi. Başmakale. Başta gelen kimse.
Flight simulator : Bir uçağın uçarkenki hareketlerini ve gördüklerini taklit eden alet (öğretim ve eğlence amaçlı kullanılan). Uçuş benzetici. Uçuş simülatörü.
Rehearsal conductor : Orkestra yönetmeninin yönlendirmesi sınırları içinde kalma koşuluyla bir orkestrayı ya da koroyu çalıştıran kişi.
Educational : Öğretimsel. Eğitsel. Ders verici. Eğitim ve öğretimle ilgili; eğitsel. Öğretici. Eğitime ait. Eğitimsel. Eğitim değeri, eğitici yönü bulunan; eğitme ile ilgili.
Animal trainer : Hayvanları eğiterek gösteri yapacak duruma getiren yetiştirici kişi. Hayvan eğiticisi.
Skip : Geçmek. Aniden gitmek (bir yerden). Balık sandığı. Sıçrama. Bir şeyleri atlayarak başka bir konuya geçmek. Atlama. Kaptan (spor terimi). Okulu asmak. Hademe.
Trainer synonyms : link trainer, tennis shoe, handler, driller, actuators, academician, sneaker, trainers, penguin, training plane, educationist, propulsive, coach, educationalist, skippered, pedagogs, penguins, educationists, pedagogue, manager, educationalists, tennis shoes, pedagog, handlers, bottle holder, skippers, instructive, pragmatic, skipper, informative, educators, skippering, trainer aircraft.
Trainer zıt anlamlı kelimeler, Trainer kelime anlamı
Follower : Takipçi. Baskıcı. Mürit. Hizmetli. Havari. Yandaş. Destekçi. Kuyruk. Taraftar. Peyk.
Trainer ingilizce tanımı, definition of Trainer
Trainer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who trains. Especially, one who trains or prepares men, horses, etc., for exercises requiring physical agility and strength. An instructor.

Bu kısımda Trainer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trainer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trainer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trainer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.