Transfusing türkçesi Transfusing nedir

  • Transfüze.
  • Nakil yapmak.
  • (kan) nakletmek.
  • İlham vermek.
  • Aktarmak.
  • Serum vermek.
  • Aşılamak.
  • Damardan vermek.
  • Kan vermek.

Transfusing ingilizcede ne demek, Transfusing nerede nasıl kullanılır?

Transfusible : Zerkedilebilir. Aktarılabilir. Nakledilebilir. Transfer edilebilir.

Transfusion : Damardan ilaç verme. Nakil. Aktarım. İlham verme. Sıvı aktarma. Kan nakli. Transfüzyon. Kanaktarımı. Esinleme.

Transfusion malaria : Transfüzyon malarya. Sıtmanın insanlara kontamine kanül ve kan nakli yoluyla bulaşması.

Transfusional : Nakille alakalı veya nakle ilişkin. Transfüzyonel.

Transfusions : Aktarım. Damardan ilaç verme. İlham verme. Nakil. Kan nakli. Sıvı aktarma. Kanaktarımı. Esinleme. Transfüzyon.

Transfusable : Değiştirilebilir. Değişebilir. Dönüştürülebilir.

Blood transfusion : Kan aktarımı. Tüm kanın veya kanı oluşturan kısımlardan kimilerinin dolaşıma enjeksiyonu, transfüzyon. Kan transfüzyonu. Kan verme. Kan nakli.

Vital transfusion : Kanın, biyoşimik ve morfolojik özelliklerine hiç dokunulmadan vericiden alıcıya nakledilmesi. Vital transfüzyon.

Transfuse : Serum vermek. Nakil yapmak. (kan) nakletmek. Transfüze. Kan vermek. İlham vermek. Aktarmak. Aşılamak. Damardan vermek.

Blood transfusion risk : Kan nakli riski. Kan nakillerinde komplikasyonların oluşma olasılığı, transfüzyon riski. Transfüzyon riski.

 

İngilizce Transfusing Türkçe anlamı, Transfusing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transfusing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Introduction : Yaygın ortaklık kuruluşları için, kurucularınca anamalın tümünü oluşturmak için verilen her çeşit başlangıç anamalı, (para, pay belgiti, borç ve alacak belgitleri, döşeme, demirbaş, bina ve benzeri mallar). Tanıtım. Bilgisayar, edebiyat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tanıştırma. Giriş. Başlangıç. Tanıtma. Girizgah. Önsöz. Önanamal.

Charge up : Kışkırtmak. Galeyana getirmek.

Attorn : Mülkün yeni malikini tanımak. Kiracı olmaya razı olmak. Elden çıkarmak. Transfer etmek. Yeni sahiplerin sahiplik haklarını tanımak. Yeni sahiplerin haklarını kabul etmek. Kiranın devrine muvafakat etmek. Devretmek.

Hand on : Başkasına vermek. Elden ele geçirmek. Dolaştırmak. Babadan oğula geçirmek. Devretmek.

Reveal : Göstermek. Tecelli ettirmek. Su yüzüne çıkarmak. Gözler önüne sermek. Belli etmek. Meydana çıkarmak. Pervaz. Kapı dikmesi. Vahiy etmek.

Envenoms : Kızıştırmak. Dolduruşa getirmek. Zehirlemek. Zehir katmak. Bozmak.

Grafts : Para yemek. Nakletmek. Yolsuzluk yapmak. Rüşvet vermek.

Infuses : Telkin etmek. Demlendirmek. Demlemek (çay). Demlenmek. İçine dökmek. Demlemek. Kafasına sokmak. Doldurmak.

Transfusing synonyms : exchange transfusion, transfused, transfuse, reveals, fertilise, engrafted, inspires, cite, budded, engrafting, infused, transfuses, changes, infuse, revealed, inspire, attorning, infusing, get across, bud, adapts, intromission, insertion, inoculates, fertilized, action, blood transfusion, cites, endorses, fertilises, graft, extract, citing.