Charge up türkçesi Charge up nedir

Charge up ingilizcede ne demek, Charge up nerede nasıl kullanılır?

Charge : Aydınlatmak. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Doldurmak. Suçlamak. Saldırmak. Şarj etmek. Hücum etmek. Yüklemek. Yüklemek (enerji veya elektrik). Kredi kartından almak.

Charge up to : Hesaba geçirmek. Hesabına kaydetmek. Borca yazmak. Hesabına yazmak.

Charge a battery : Bir bataryaya enerji vermek. Bir bataryayı şarj etmek. Enerji depolama hücresini yeniden enerji ile yüklemek.

Charge account : Kredi kartı hesabı. Açık hesap. Veresiye hesabı.

Charge amplifier : Yük yükselteci.

İngilizce Charge up Türkçe anlamı, Charge up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Charge up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antagonize : Düşman etmek. Kızdırmak. Aleyhine çevirmek. Karşı çıkmak.

Aggravates : Sinirlendirmek. Kızdırmak. Ciddileştirmek. Ağırlaştırmak. Kötüleştirmek. Azıştırmak. Kızıştırmak. Provoke etmek. Çileden çıkarmak. Darıltmak.

Transfuse : (kan) nakletmek. Kan vermek. Nakil yapmak. Transfüze. Serum vermek. Aktarmak. Aşılamak. Damardan vermek.

 

Goads : İtmek. Teşvik etmek. Teşvik. Üvendire ile dürtmek. Nodullamak. Dürtmek. Gönder. Rahatsız etmek.

Infuse : İçine dökmek. Demlemek. Demlenmek. Kafasına sokmak. Doldurmak. Telkin etmek. Aşılamak. Demlendirmek. Demlemek (çay).

Transfusing : Serum vermek. Aşılamak. Kan vermek. Transfüze. (kan) nakletmek. Damardan vermek. Nakil yapmak. Aktarmak.

Reveals : Vahiy etmek. Su yüzüne çıkarmak. Vahiyle haber vermek. İfşa etmek. Gözler önüne sermek. Ortaya çıkarmak. Belli etmek. Esin vermek. Tecelli ettirmek.

Abet : Özendirmek (suç). Suç ortaklığı yapmak. Cesaret vermek. Yardım etmek. Yüz vermek. Yardakçılık etmek. Sevk etmek. Tahrik etmek. Yardımda bulunmak. Kızıştırmak.

Antagonise : Karşı koymak. Husumete sebep olmak. Düşman etmek. Karşı çıkmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Kızdırmak. Düşmanlığa sebep olmak. Husumeti tahrik etmek. Aleyhine çevirmek.

Aggravate : Kızıştırmak. Çileden çıkarmak. Sinir etmek. Şiddetlendirmek. Kızdırmak. Azıştırmak. Zorlaştırmak. Azdırmak. Ciddileştirmek. Ağırlaştırmak.

Charge up synonyms : stirring up, antagonising, antagonizing, antagonizes, antagonises, infused, antagonised, inspire, stir up, agitate, agitates, infusing, transfuses, abetted, antagonized, inspires, infuses, reveal, simmer, goad, abets, agitating, transfused, simmers, simmering, revealed.