Trapse türkçesi Trapse nedir

  • Başıboş gezmek.
  • Yavaş yavaş dolaşmak.
  • Boş boş dolaşmak.
  • Ayağını sürüyerek yürümek.

Trapse ingilizcede ne demek, Trapse nerede nasıl kullanılır?

Booby traps : Bubi tuzağı. Gizli tuzak. Tuzak bomba.

Brush traps : Balıkları sığ sularda avlamak için çalı demetlerinin başlıklarla bağlanarak ve bunlarında bir bedene 2-3 m aralıklarla dizilerek, balıkların saklanma ve gizlenme özelliklerinden yararlanılarak kullanılan pasif av araçları. Çalı demetleri.

Traps : Eşya. Vurmalı çalgılar. Tuzaklar. Pılı pırtı. Zamana karşı yarış alanı. Yakalamalar.

Trapshooting : Topraktan yapılmış uçan güvercinlere yapılan hedef atışı. Trap.

Bootstraps : Çaba. Çizme atkısı.

Jockstraps : Suspansuar. Esnek destek kemeri (erkek sporcular tarafından giyilen). Sporcu çamaşırı. Suspansuvar. Kasık bağı.

Flytraps : Her tür böcek yiyen bitki. Sinekleri yakalamak için tuzak. Sinek kapanı.

Rattraps : Fare kapanı.

Entraps : Yakalamak. Çapraza getirmek. Tuzağa düşürmek. Ayartmak.

Mantraps : İnsan tuzağı. Tuzak. İzinsiz girenlere tuzak. Tehlikeli durum.

İngilizce Trapse Türkçe anlamı, Trapse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trapse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leaven : Etki. Hamur mayası. Kabarma (hamur). Maya ihtiva eden hamur. Bozmak. Mayalama. Mayalamak. Etkilemek. Maya. Hamur.

 

Heighten : Yükselmek. Artırmak. Büyütmek. Şişirmek. Çoğalmak. Yükseltmek. Artmak. Çoğaltmak. Abartmak.

Get up : Düzenlemek. Yataktan kalkmak. Giyinip süslenmek. Artmak. Sokmak (birini belirli bir kıyafete). Giyinip kuşanmak. Kaldırmak. Yükseltmek. -i çıkmak. Çıkmak.

Maunders : Tutarsız ve anlaşılmaz konuşmak.

Chin : Myanmar'da yaşayan etnik bir grup. Birmanya'da'burma'da. Çenenin altına sıkıştırmak. Çene. Çin. Çene hizasına getirmek. Gevezelik. Konuşmak. Çene hizası.

Mercantilism : Merkantilist anlayış. Ticaret anlayışı. Merkantilizm. Özellikle 1 yüzyılda deniz aşırı ticaret yapan ülkelerce benimsenen, altın ve gümüş gibi değerli madenleri bir ülkenin siyasi ve iktisadi gücünün başlıca kaynağı olarak gören ve bu nedenle altın ve gümüş miktarını artırmak için dış ticaret fazlası verilmesini zorunlu gören, aşırı devlet müdahalesini öngören öğreti ve buna dayalı iktisadi sistem. Merkantilist ticaret zihniyeti.

Elevate : Terfi ettirmek. Cesaretlendirmek. Yüceltmek. Aklı veya ruhu geliştirmek. Namluya yükseliş vermek. Yükseltmek. Kaldırmak.

Gather up : Çitmek. Toplamak. Bir araya getirmek. Biriktirmek.

Ambles : Sallana sallana yürümek. Rahvan gitmek. Yavaş yavaş dolaşma. Rahvan. Yavaş yavaş yürümek. Rahvan koşmak. Salınarak yürümek. Rahat rahat yürümek. Salınarak yürüyüş.

Jack up : Arttırmak. Jaka almak. Yükseltmek. Kaldırmak. Kriko kullanarak kaldırmak. Artış yapma. Kriko ile kaldırmak. Krikoyla kaldırmak. Tornavidayla kaldırmak.

Trapse synonyms : hike up, trice up, run up, traipses, hang about, pump, maunder, ambled, go up, hike, boost, prove, traipse, maundered, maundering, hang around, screw around, displace, commerce, move, meanders, pick up, fair trade, kick up, ambling, chin up, wind, bring up, lift, underlay, skid, hoist, rambles.

 

Trapse zıt anlamlı kelimeler, Trapse kelime anlamı

Lower : Düşürmek. Somurtmak. Karartmak. Surat asmak. Aşağılamak. Küçültmek. İndirmek. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. Alt.

Fall : Çöküş. Rastlamak. Düşmek. Yıkılma. Yenilmek. Dalmak. Eğimli olmak. Sonbahar. Yıkılmak. Asılmak.

Disparage : Batırmak. Kötülemek. Kötümsemek. Aleyhinde konuşmak. Hor görmek. Küçük görmek. Adamdan saymamak. Küçük düşürmek. Küçümsemek. Aşağı görmek.

Trapse antonyms : criticize.