Traversal türkçesi Traversal nedir

Traversal ingilizcede ne demek, Traversal nerede nasıl kullanılır?

Traversals : Geçit. Aykırı. Pasaj.

Traversable : Karşıdan karşıya geçebilir. Öne arkaya hareket edebilen. Aykırı. Çaprazlanabilir.

Untraversable : Geçilebilir olmayan. Aşılabilir olmayan. Geçilemez. Aşılamaz.

Pamela lyndon travers : Mary poppins in yazarı. Avustralyalı şair ve yazar. P. l. travers (1899-1996). Helen lyndon goff olarak doğan.

Pamela travers : Avustralyalı şair ve yazar. Mary poppins in yazarı. Helen lyndon goff olarak doğan. P. l. travers (1899-1996).

Extraversion : Dışadönüklük. Birisinin ilgi ve alakasını dışarıya yöneltmesi eğilimi (pisikoloji). Ekstraversiyon. Dışa dönük arzu.

Travers : Ara bağlantı. Atkı. Bağlantı. Bar.

Traverse : Dikkatle incelemek. Bir yandan öbür yana geçmek. Her iki yöne hareket ettirmek. Bir yandan öbür yana geçirmek. Çapraz. İçinden geçmek. Çaprazlama geçmek. Bir yandan öbür yana uzanmak. Zikzak çizerek gitmek. Zikzak.

Traverse curtain : Çerçeve sahneli tiyatrolarda, en çok kullanılan yanlara doğru açılan tiyatro perdesi. Grek perdesi.

Traversing : Her iki yöne hareket ettirmek. Karşıdan karşıya geçirmek. Karşı çıkmak. Çaprazlama geçmek. Dikkatle incelemek. Mil etrafında döndürmek. Zikzak çizerek gitmek. Bir uçtan diğerine çizmek.

 

İngilizce Traversal Türkçe anlamı, Traversal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Traversal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anomalous : Kurala uymayan. Kuraldışı. Kaideye uymayan. Normal olmayan. Müstesna. Alışılmışın dışında. Uygunsuz. Kuralsız. Anormal.

Antis : Karşı. Aksi. Karşı olan kimse. Zıt. Muhalif. Karşıt. Anti. Ters.

Arcades : Çarşı. Kemer altı. Arkat. Sıra kemerler. Kemeraltı. Sırakemerler. Atari salonu. Taşdirekli geçit. Mimari kemer.

Anti : Karşı olan kimse. Zıt. Karşı. Karşı, zıt. Muhalif. Aksi. Anti. Karşıt.

Passage : Geçiş. Örtülü geçit. Paragraf. Koridor. Akış. Kanal. Dar yol. Dehliz. Hücrelerin belli bir yoğunlukta hücre içeren kültürlerde çoğalmalarını ve devamlılıklarını sağlamak amacıyla başka bir besi yerine aktarılması işlemi. bitki doku ya da aşısının birbirini takip eden bölünmelerinden sonra besi yerinin belirli aralıklarla değiştirilmesi. pasaj.

Causeways : Bataklıktan geçen yol. Dolgu yol. Geçit yol. Alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen). Cadde. Bozuk arazide yapılmış geçit. Şose. Sedde üstü yolu.

Passages : Yolculuk (uçak, gemi). Geçme. Dehliz. Koridor (ingiliz ingilizcesi). Geçiş. Kanal. Bağırsakların çalışması. Akış.

Contrary : Muhalif. Karşıt olan şey. Ters. Çelişik. Tamamen farklı. Zıt. Huysuz. İnatçı. Kafasının dikine giden.

Alleys : Ale. Sokak arası. Dar yol. Bovlingde topun atıldığı yol. Ara yol. Ara sokak. Patika. Ağaçlıklı yol.

 

Excerpt : Alıntı yapmak. Seçilmiş parça (bir kitaptan veya yazıdan). Almak (kitaptan alıntı vb). Alıntı. Aktarma. İktibas. Seçme parça. Almak. Bir yapıtın bir bölümünü ya da tümünü bir başka yapıta değiştirmeden alma.

Traversal synonyms : gangway, athwart, causeway, travel, derogating, areaway, passus, crosswise, areaways, contradistinctive, crossways, counter, canalis, traverse, catwalk, alleyway, cavalcade, skiing, gangways, alley, against, travelling, catwalks, contradictory, contrary to, antithetic, aisles, traversals, aisle, contradictious, arcade, sub culture, crossing.