Tread on türkçesi Tread on nedir

  • Üzerinde yürümek.
  • -e basmak.
  • Üstüne basmak.
  • Üzerine basmak.
  • Basmak.
  • Çiğnemek.

Tread on ingilizcede ne demek, Tread on nerede nasıl kullanılır?

Tread : Ayak sesi. Yürüyüş. Basamak yüzü. Basış. Adımlamak. Merdiven basamağının döşeme tahtası. Dingil genişlği. Dans figürü yapmak. Ezmek. Çiftleşme (erkek kuş).

On : Makbul. Yönünde. Çakırkeyif. Devrede. De. Yanmak. Üstünde. Üzerinde. Civarında. İle.

Tread on air : Sevinçten havalara uçmak. Ayakları yerden kesilmek.

Tread on eggs : Yumurtaların üzerine basmak. Potansiyel olarak kötü veya tehlikeli bir durum içerisinde olmak. Çok dikkatli olması gereken bir pozisyonda olmak.

Tread on the heels of : Peşinden gitmek. İzlemek. Takip etmek. -ın izlerinden gitmek.

Tread board : Basamak.

İngilizce Tread on Türkçe anlamı, Tread on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tread on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counterfeit : Sahte. Yapmacık. Sahte şey. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kalp para basmak. Sahtesini yapmak. Para basmak. Kaçak eşlem. Bir markanın özdeşi. Bir filmin benzeri olarak habersizce gerçekleştirilmiş film. bir filmden, habersizce çıkarılmış eşlem.

Chump : Enayi. Salak. Kafa. Kelle. Küt uç. Akıl. Odun. Kaşkaval. Kemikli et.

 

Counterfeited : Para basmak. Sahtesini yapmak. Taklit etmek. Kalp para basmak. Sahte şey. Kalp para. Yapmacık. Sahte. Yalancı.

Crush : Kırılmak. Abayı yakma. İzdiham oluşturmak. Kahretmek. Kalabalık. Parçalanmak. Sıkmak. Sıkıştırarak ezmek. Sıkıştırmak. İtişmek.

Compresses : Bastırmak. Birkaç sözcükle anlatmak. Özetlemek. Kompres yapmak. Sıkıştırmak. Basınç yapmak. Kısaltmak.

Overprint : İlave bilgiler basmak. Üstüne yazma. Bindirme. Üstüne yeniden basmak. Üzerine yeniden basmak. Üstüne bastırma. Renkleri üst üste yazdır. Çok koyu basmak (fotoğrafçılık terim). Üst baskı. Fazla basmak.

Depress : Canını sıkmak. İçini karartmak. Sıkmak. Düşürmek. Kısmak. Üzmek. Keyfini kaçırmak. Durgunlaştırmak. Bastırmak.

Contravened : Karşı gelmek. İtiraz etmek. Karşı çıkmak. İhlal etmek. Bozmak. Aykırı davranmak. Reddetmek. Başkaldırmak. Çatışmak.

Come upon : Üstüne gelmek. Rastlamak. Rast gelmek. Karşılaşmak. Saldırmak. Hücum etmek. Gafil avlamak.

Strikeover : Çıkartmak. Üstüne yazma.

Tread on synonyms : flood, contravenes, break, chew, contravene, come on, overstrike, break into, chewed, chaw, catches, chews, champed, contravening, overprinted, catch, caught, strike over, emphasizes, breaks, chumping, stress, walk, champ, crushes, trod on, coin, chumped, bear upon, attack suddenly, champing, emphasise, hit the nail on the head.