Treasuries türkçesi Treasuries nedir

Treasuries ingilizcede ne demek, Treasuries nerede nasıl kullanılır?

Treasuring : Çok değerli saymak. Gömü. Toplamak. Biriktirmek. Büyük değer vermek. Değerini bilmek. Değer vermek. Üzerine titremek. Hazine. Çok kıymetli tutmak.

Treasurable : Kıymeti bilinebilir. Değer verilebilen. Değerlendirilebilen. Değerli. Toplanabilir. Değer verilebilir.

Treasure : Değer vermek. Değerini bilmek. Biriktirmek. Çok kıymetli tutmak. Toplamak. Merkez bankası, hazine genel müdürlüğü gibi devletin para işleri ile uğraşan organları. Gömü. Üzerine titremek. Büyük değer vermek. Hazine.

Treasure chest : Hazine sandığı.

Treasure house : Hazine evi. Hazine dairesi. Hazine. Zengin kaynak.

Treasured : Toplamak. Değerini bilmek. Kıymetli. Değer vermek. Değerli.

Treasure island : San fransisko körfezi'nde (abd) 1941'den 1997'ye kadar bir donanma üssü olarak kullanılan yapay ada. Robert louis stevenson (19'uncu yüzyıl iskoç yazar) tarafından yazılmış roman. Florida eyaletinde şehir. Define adası. Hazine adası. Florida'da (abd) bir şehir.

Treasure up : Biriktirmek. Aklında tutmak. Toplamak.

Treasurers check : Hazine çeki.

Treasure hunter : Define avcısı. Defineci. Hazine avcısı.

 

İngilizce Treasuries Türkçe anlamı, Treasuries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treasuries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Treasure : Değer vermek. Toplamak. Biriktirmek. Çok kıymetli tutmak. Çok değerli saymak. Gömü. Değerini bilmek. Üzerine titremek.

Chamberlain : Kethüda. Mabeyinci. Saray nazırı. Hazine muhafızı. Muhasebeci. Teşrifatçı. Kahya. Hazine vekili. Güney dakota eyaletinde şehir.

Bursars : Muhasebeci (üniv.). Sayman (üniversite terimi). Okul muhasebecisi. Burs görevlisi. Burslu öğrenci. Sayman. Muhasebeci. Okul veznedarı. Veznedarlık.

Coffers : Para.

Fisc : Hükümdar hazinesi. Kraliyet hazinesi.

Fortune : Şans. Fal. Servet. Devran. Kader. Kişilerin belirli bir anda elinde bulundurduğu ekonomik değerlerin tümü. Talih. Kısmet. Kaza.

The exchequer : Maliye bakanlığı.

Wealth : Çokluk. Bolluk. Varlık. Para. Ülke, topluluk, hanehalkı veya bireylerin, belli bir ana kadar birikmiş varlıklarının o anki toplam değeri. sahibine gelir akımı sağlayabilen taşınır değer ve taşınmaz değer. Servet.

Treasuries synonyms : king's ransom, money dealer, hoarded wealth, money handler, state treasurer, public purse, national treasury, exchequer, coffering, revenue board, fisk, treasure house, pay desk, valuable, stores, revenue, coffer, financial officer, cash desk, repertory, the treasury, treasure trove, exchequers, storehouses, cash point, mine of information, repertories, treasury, bursar, storehouse, internal revenue, thesauri, thesauruses.

Treasuries zıt anlamlı kelimeler, Treasuries kelime anlamı

Unloved : Beğenilmemiş. Sevilmemiş.

Hate : İstememek. Kin beslemek. İğrenmek. İğrenme. Beğenmemek. Düşmanlık. Kin. Kin duymak. Sevmemek. Hoşlanmamak.