Treat somebody to something türkçesi Treat somebody to something nedir

Treat somebody to something ingilizcede ne demek, Treat somebody to something nerede nasıl kullanılır?

Treat : İşlemek. Tedavi etmek. Ziyafet. Muamele etmek. Ele almak. Zevk veren şey. Otamak. İkram. Bahsetmek.

Somebody : Önemli kimse. Önemli birisi. Bazısı. Kimse. Biri. Bir kimse. Kimisi. Birisi. Şahsiyet.

To : Kala. Oranla. Kadar. Ye. Karşı. -e kadar. Ya. Arasında. E. İla.

Something : Falan. Birşey. Önemli bir şey. Bir şey.

Awake somebody to something : Görmesini sağlamak. Uyarmak (karşı).

Be awake to something : Farkında olmak.

Treat somebody like dirt : Adam yerine koymamak. Önemsememek. Köpek muamelesi yapmak.

Apply oneself to something : Kendini bir şeye vermek.

Be treated to something : Ismarlanmak (kendisine). İkram edilmek.

İngilizce Treat somebody to something Türkçe anlamı, Treat somebody to something eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treat somebody to something ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Order : Ismarlama. Ada yazılı. Emir. Sipariş. Kural. Sıralamak. Takım. Sipariş etmek. Düzenlemek. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi.

 

Placed : Vermek (sipariş). Görevlendirmek. Koymak. Yerini belirlemek. Yerleştirmek. Yatırmak (para). Yerleştirilmiş. Oturtmak. Yatırım yapmak.

Commissioning : Yetkilendirmek. Sipariş vermek. Devreye alma. Tayin etmek. Görevlendirmek. Atamak. Hizmete sokmak. Hizmete alma. İşletmeye alma. Görevlendiren.

Bespeaking : Bir şeye delalet etmek. Rica etmek. Göstergesi olmak. İstemek. Konuşmak. Ayırtmak. Hitap etmek. Sipariş vermek. Tutmak.

Bespeak : Konuşmak. Bir şeye delalet etmek. Rica etmek. Göstergesi olmak. Hitap etmek. İstemek. Ayırtmak. Tutmak. Talep etmek.

Entrust : Emanet bırakmak. Görevlendirmek. Vermek. Sorumluluğuna vermek. Emanet etmek. Tevdi kılmak. Güvenmek. Tevdi etmek. (yetki) vermek.

Placing : Yerini belirlemek. Yatırmak (para). Yerleştirme. Vermek (sipariş). Yerleştirmek. Plasman. Koymak. Avlama.

Indent : (satır) içerden başlamak. Resmen istemek. Basmak. Kertmek. Sipariş vermek. Çentmek. Girintili yazmak. Dişli yapmak. Kenarını işlemek.

Give an order : Sipariş vermek.

Have it made : Başarıdan emin olmak. İşleri tıkırında olmak. Başarmak. İşin iş. Başarıyı kesin saymak. Yaptırmak. İşi iş olmak. Sonucundan emin olmak. İşi olmuş bilmek.

Treat somebody to something synonyms : commend, bespoken, commission, send away for, bespeaks, entrusts.