Trekking türkçesi Trekking nedir

  • Göçmek.
  • Yürüyüş.
  • Öküz arabası ile göç etmek.
  • Sırt-çantalı gezi.
  • Kağnı ile gitmek.
  • Doğa yürüyüşü.
  • Yolculuk etme.

Trekking ile ilgili cümleler

English: I had a slight accident while trekking in Nepal.
Turkish: Nepal'de yürüyüş yaparken hafif bir kaza geçirdim.

Trekking ingilizcede ne demek, Trekking nerede nasıl kullanılır?

Trekked : Göçmek. Kağnı ile gitmek. Öküz arabası ile göç etmek.

Trekker : Seyyah. Zor veya uzun bir seyahat yapan kimse. Seyahat eden kimse. Uzay yolu hayranı kimse.

Trekkers : Seyahat eden kimse. Uzay yolu hayranı kimse. Seyyah. Zor veya uzun bir seyahat yapan kimse.

Trek : Kağnı ile gitmek. Kağnı ile gitme. Seyahat. Trekking. Uzun ve zor yolculuk. Öküz arabasıyla yol almak. Öküz arabası ile göç etmek. Yolculuk. Uzun ve zor yolculuk yapmak. Göçmek.

Treks : Göçmek. Göç etmek. Öküz arabasıyla yol almak. Seyahat. Trekking. Kağnı ile gitme. Yolculuk. Uzun ve zorlu bir yolculuk. Öküz arabası ile göç etmek. Kağnı ile gitmek.

İngilizce Trekking Türkçe anlamı, Trekking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trekking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emigrating : Hicret etme. Göç etmek. Göçme.

Trek : Uzun ve zor yolculuk. Kağnı ile gitme. Uzun ve zor yolculuk yapmak. Göç etmek. Seyahat. Trekking. Uzun ve zorlu bir yolculuk. Yolculuk.

 

March : Yürüyüş yapmak (topluca). Önüne katmak. Türk devletlerinde genel olarak sınır ya da sınır boylarındaki eyalet ve sancaklara verilen ad. Yürüyüş yaptırmak. Askeri yürüyüş. Gösteri yürüyüşü. Yürütmek. Uç. İlerleme. Düzenli adımlarla yürümek.

Paces : Adım. Uygun adım yürüyüş. Hız.

Cave in : Teslim olmak. Çökmek. Göçertmek. Oymak. Moralman çökmek. Kazmak. Açmak. Göçürmek. Yıkılmak.

Emigrate : Göç eylemek. Başka ülkeye gitmek veya yerleşmek. Hicret etmek. Göç etmek. (başka bir ülkeye) göç etmek. Göç. Göç vermek. Yurt dışına göç etmek.

Backpacking : Sırt çantasıyla seyahat. Sırt çantasıyla seyahat etme. Piknik yapma. Pikniğe gitme. Sırt çantasıyla yürüyüş yapma veya kamp kurma.

Immigrate : Göçmen almak. Göç vermek. Göçmen olarak getirmek. Hicret etmek. Göç etmek. Göç eylemek.

Walking : Canlı. Yürüme. Bir ayak yerden kalkarken öteki ile öne basma kuralına bağlı olarak belli bir uzaklığa yürüyerek ulaşma. bu yolla, belli bir uzaklığa en kısa sürede yürüyerek ulaşmak amacıyla yapılan yarış. Gezme. Yürüyüş (tarzı). Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Yürüyen. Döşeme. Asa.

Trekking synonyms : horseback riding, trekked, dent, tread, die, migrated, falling in, gressorial, migrates, walk, fall in, emigrated, walkings, immigrates, gaiting, treads, peregrination, emigrates, riding, immigrated, tramping, treks, hike, gait, gaits, equitation, peregrinations, pace, hikes, migrate, immigrating.