March türkçesi March nedir

  • Yürünen mesafe.
  • İlerleme.
  • Yürümek.
  • Yürütmek.
  • Mart ayı.
  • .
  • Gösteri yürüyüşü.
  • Marş.
  • Yürüyüş yaptırmak.
  • Mart.
  • İlerlemek.
  • Askeri yürüyüş.
  • Sınır.
  • Düzenli adımlarla yürümek.
  • Gregoryan takviminde üçüncü ay.
  • Önüne katmak.
  • Yürüyüş (topluca).
  • Yürüyüş yapmak (topluca).
  • Yürüyüş.
  • Türk devletlerinde genel olarak sınır ya da sınır boylarındaki eyalet ve sancaklara verilen ad.
  • Tarih alanında kullanılır.

March ile ilgili cümleler

English: He composed a funeral march for his own funeral.
Turkish: Kendi cenazesi için bir cenaze marşı besteledi.

English: I am very sorry that I have to ask you to change the meeting date to March 6 due to personal reasons.
Turkish: Çok üzgünüm. Toplantı tarihini kişisel nedenlerle 6 Mart olarak değiştirmenizi rica etmek zorundayım..

English: All depositors with over €100,000 in Southern Cypriot banks will now have to pay 9.9 percent levy on their savings as part of a €10 billion bailout plan agreed on Friday, March 15.
Turkish: 5 Mart Cuma günü kararlaştırılan 10 Milyar Avroluk kurtarma planı uyarınca Güney Kıbrıs bankalarında 100,000 avronun üzerinde parası bulunan mudilerin artık tasarrufları üzerinden yüzde 9.9 vergi ödemesi gerekecek.

English: Dr. Valeri Polyakov, a Russian cosmonaut, was in space from January 8, 1994 to March 1995. He holds the record for the longest continuous stay in space.
Turkish: Dr. Valeri 8 ocak 1994 ten Mart 1995 e kadar uzayda kalan bir Rus kozmonottur. Uzayda en uzun süre kalma rekorunu elinde bulunduruyor.

 

English: During the morning of March 20, 2015, a total solar eclipse will be visible from the Faroe Islands, located northwest of Scotland, and the Svalbard Islands, located east of Greenland.
Turkish: 20 Mart 2015 sabahı sırasında tam güneş tutulması İskoçyanın kuzeybatısında yer alan Faroe adalarından ve Greenland'in doğusunda yer alan Svalbarg adalarından gözle görülebilir olacak.

March ingilizcede ne demek, March nerede nasıl kullanılır?

March fracture : Kemiğe belirli bir yönde yapılan ve yinelenen zorlamaların anormal bir strese yol açması sonucu oluşan kırık. Stres kırığı.

March harrier : Kartallar (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, tüyleri kül, kahverengi kanşık, palearktik ve etiyopik bölgelerde ve avustralya'da yaşayan bir tür. Kızıl doğan.

March in a military fashion : Askeri düzende yürü.

March in protest : Protesto yürüyüşü yapmak.

March off : Çekip gitmek. Yola çıkmak. Çıkıp gitmek. Ötürmek. Basıp gitmek. Aparmak.

The march of events : Olayların seyri.

Dead march : Cenaze marşı.

Death march : Ölüm marşı.

March with : Sınırdaş olmak.

Mad as a march hare : Küplere binmiş. Zırdeli.

İngilizce March Türkçe anlamı, March eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak March ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Axis powers : Eksen devletleri. Iı. dünya savaşından önce aralarında bir bağlaşma yapan almanya, japonya ve italya devletleri.

 

Have a walk : Yürüyüş yapmak.

Walking : Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Döşeme. Ayaklı. Birbiri ardınca, biri yerden kalkarken öteki öne basan ayakla sürekli yer değiştirme; adım atarak istenilen bir yönde yer değiştirme. Dansçının dans adımlarıyla yürümesi. Yürüyen. Yürüme (yürüyüş). Yürüme. Asa.

Archives : Arşiv binası. Resmi evrak ve kayıtlar. Belgelerin saklandığı yer. Kayıtlar. Arşivler. Arşiv odası. Belgelik. Arşiv. Evraklar.

Borderland : Sınır bölgesi.

Get a long : Gitmek. Başarmak. Ayrılmak. Becermek.

Gain : Fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kazanç. Yükselmek. (saat) ileri gitmek. Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı. Kar etmek. Edinmek. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir). Almak.

Apexes : Şahika. Viraj ortası. Doruk. Açı tepesi. Tepe. Günerek. En üst nokta. Zirve.

Archon : Yönetici. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Hükümdar. Arhont.

Ankled : Ayak bileği. Sevil. Topuk.

March synonyms : gregorian calendar month, march 25, march 2, saint joseph, march out, march equinox, st joseph, texas independence day, march 19, new style calendar, enforce, ascent, come to the fore, spring equinox, expansion, advancements, walk, torch song, cusps, countermarch, gain ground, gaiting, end, apex, filch, process, marching, antiquity, apostle, anthems, boundary, closing, come along.

March zıt anlamlı kelimeler, March kelime anlamı

Ride : Binmek (at veya bisiklet). Bindirmek. Geçmek (yol). Havada kalmak. Üst üste binmek. Yüzmek. Kafa bulmak. Gırgıra almak. Gezinti. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb).

Autumnal equinox : Sonbahar ekinoksu. Sonbahar çekidi. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks. Sonbahar noktası. Güz ılımı.

March ingilizce tanımı, definition of March

March kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be contiguous. To border. To lie side by side. Military progress. The third month of the year, containing thirty-one days. A region adjacent to a boundary line. Advance of troops. To cause to move with regular steps in the manner of a soldier. To advance steadily. The act of marching. To walk in a grave, deliberate, or stately manner. A confine. A movement of soldiers from one stopping place to another. To cause to advance in a steady, regular, or stately manner. A territorial border or frontier. To cause to go by peremptory command, or by force. Used chiefly in the plural, and in English history applied especially to the border land on the frontiers between England and Scotland, and England and Wales. To move with regular steps, as a soldier. To cause to move in military array, or in a body, as troops.