Trice türkçesi Trice nedir

  • Kısa zaman dilimi.
  • Hisa etmek.
  • An.
  • Lahza.

Trice ile ilgili cümleler

English: I planned to introduce him to Beatrice.
Turkish: Onu Beatrice'e tanıtmayı planladım.

English: This is my mother. Her name is Beatrice.
Turkish: Bu, annem. Onun ismi Beatrice'dir.

Trice ingilizcede ne demek, Trice nerede nasıl kullanılır?

In a trice : Bir çırpıda. Bir an önce. Bir anda. Çabucak. Hemencecik. En kısa zamanda. Kaşla göz arasında. Hemence.

Tricentenary : Anlık.

Tricentennial : 300'üncü yıl yıldönümü kutlaması. Anlık.

Tricentennials : 300'üncü yıl yıldönümü kutlaması. Anlık.

Triceps : Üç başlı. Üçbaşlı kas. Kol kası. Üç başlı kas. Triseps.

Tricepses : Üç başlı kas.

Aviatrices : Pilot. Havacı.

Bisectrices : Bir açıyı ikiye bölen hat (geometri).

Beatrice : Alabama eyaletinde şehir. Bir soyadı. Dante'nin divine comedy (ilahi komedya) eserinde idealleştirdiği aşkı ve ilham perisi. Kadın ismi. Alabama'da (abd) bir kasaba. Nebraska eyaletinde şehir. Bir kadın adı. Nebraska'da (abd) bir şehir.

Administratrices : Yönetici. Müdür. Tasfiye memuru. İdareci. Vekil. Vasi. Kadın vasi. Kadın idareci. Kayyım. Kadın yönetici.

İngilizce Trice Türkçe anlamı, Trice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Jiffy : Saniye. Dakika. Kısa zaman.

Hoist : Çekmek (bayrak). Yük asansörü. Yükseğe kaldırmak. Kaldırmak. Yükseltmek. Yukarı çekmek. Yükseltme. Albura. Çalmak. (bayrak) çekmek.

Mind : Us. Dikkat. Anımsama. Zeki insan. Kafaya takmak. İlgilenmek. Bilincin, algılama ve düşünme görevini yerine getiren bölümü zihinsel yetilerin tümü. bellek. Olay, nesne ya da durumlar karşısında kavramsal ayrıştırma ve birleştirme işlevinde bulunan üst yeti. Aldırmak. Eğilim.

Brief moment : Bir an. Kısa bir an. Kısa süre.

Moment : Kolcuk. Cevher. Döngü. Aralık. K. kuvvet vektörü ile r yol vektörünün vektörel çarpımı. burada r, verilen bir nokta ile k'nın başlangıcı arasındaki vektördür. Kısa süre. Bir sıklık dağılımında gözlemlerin ortalamadan ve herhangi bir başlangıç noktasından sapmalarının çeşitli üstellerinin sayal (aritmetik) ortalaması. Hızıl. Bir özdekten, eksenden bir noktaya olan uzaklıkla, o noktadaki kıvıl yük, kütle gibi bir niceliğin çarpımından elde edilen nicelik türü (ucay kolcuğu, mıknatıs kolcuğu, eylemsizlik kolcuğu gibi). Esna.

Eyewink : Göz kırpması. İma. Çok kısa zaman süresi. (arkaik) bakış. Tek bir an. İşaret. Göz atma. İz. Göz kırpma.

Mo : Bir erkek ismi (moses veya morris'in bir şekli). Molibdenin simgesi. Pts.

Second : Destek vermek. Defolu mal. Yardım etmek. İlerletmek. Göreve getirmek (brit. ask.). İkinci. Düelloda şahit. Saniye. Bir dakikalık sürenin altmışta biri.

Breath : Nefes. Hafif rüzgar. Esinti. Ağızdan çıkan buhar. Dem. Soluk. Fısıltı.

Trice synonyms : trice up, new york minute, trices, minuted, jiffies, breaths, wind, inst, eyewinks, breathing, jiff, lift, blink of an eye, jiffs, bit, wink, flash, instant, heartbeat, minute, breathings, instants, split second, twinkling.

 

Trice zıt anlamlı kelimeler, Trice kelime anlamı

Lower : Kırmak (gurur). Düşürmek. Somurtmak. Aşağılamak. Eder indirimi. Alçaltmak. Surat asmak. Alt. Küçük düşürmek. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim.

Trice ingilizce tanımı, definition of Trice

Trice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To drag. Now used only in the phrase in a trice. A very short time. To pull away. To haul. An instant. To pull. A moment.