Triggered türkçesi Triggered nedir

Triggered ile ilgili cümleler

English: Sputnik 1, launched in 1957, triggered the Space Race.
Turkish: Sputnik 1, 1957'de fırlatıldı, uzay yarışını tetikledi.

English: The earthquake triggered a powerful tsunami.
Turkish: Deprem, güçlü bir tsunamiye sebep oldu.

Triggered ingilizcede ne demek, Triggered nerede nasıl kullanılır?

Triggered update : Tetiklenmiş günleme.

Trigger circuit : Tetikleme devresi. Tetikleyici devre.

Trigger guard : Tetik korkuluğu. Tetik köprüsü. Tetik mahfazası.

Trigger happy : Savaşçı. Mecburi atış. Tetiği çekmeye hazır. Sorumsuz.

Trigger man : Gangster.

Trigger mechanism : Tetik mekanizması.

Triggerfish : Çotira.

Trigger off : Tetiklemek. Başlatmak.

Triggering : Tetikleyen. Tetikleme. Neden olmak. Başlatmak.

Trigger : Zemin hazırlamak. Neden olmak. Tetiklemek. -e neden olmak. Tetiği çekip ateşlemek. Patlatmak. Başlatmak. -e yol açmak. Tetik.

İngilizce Triggered Türkçe anlamı, Triggered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Triggered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call forth : Ortaya çıkarmak. Kullanmak. Meydan vermek. Çıkarmak. Sarfetmek. Gün ışığına çıkarmak. Yol açmak.

Go on : Konuşup durmak. Yer almak. Dırdır etmek. Olmak. Geçmek (zaman). Gitmek. Sürdürmek. Devam etmek. Gelmek (ışık). İlerlemek.

 

Get the ball rolling : (argo terim) faaliyete geçirmek. Bir şeyleri başlatmak. Başlamak. İşleri kaldığı yerden devam ettirmek. İşleri başlatmak. (bir şeylerin başlamasına) ön ayak olmak.

Spark : Eser. Harekete geçirmek. Kıvılcım saçmak. Uyandırmak (ilgi vb.). Hava gibi uçun halinde yalıtkan bir ortamda birdenbire oluşan kısa süreli elektrik boşalması. Çakın. Kışkırtmak. İlgi uyandırmak. Fizik, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Tetiklemek.

Bring : Belirtmek. Getirmek. Doğurmak. Kandırmak. Kazandırmak. Sebebiyet vermek. Ayıltmak. Vermek (ceza). İkna etmek.

Get start : Başlamak. Etkinleştirmek. Harekete geçirmek. Faaliyete geçmek. Kurmak.

Give a start : Yerinden sıçratmak. Ürkütmek. Yürütmek.

Beget : Babası olmak. Yol açmak. Yaratmak. Peydahlamak. Baba olmak. Vücuda getirmek. Peyda etmek. Sebep olmak.

Brought : İkna etmek. Vermek (ceza). Razı etmek. Celp olunan. Kazandırmak. Getirilmiş. Getirtilen. Getirmek. Verilen.

Commences : Doktora derecesi almak. Dava açmak. Başlamak. Yüksek lisans almak. Start almak. Start vermek. Açmak.

Triggered synonyms : gun trigger, pioneer, begets, fall out, take place, hap, bring along, bring on, begin, get the show on the road, begins, begun, get started, hair trigger, touch off, cause, begetting, lever, gun, come about, happen, actuate, bring about, began, begot, set off, trigger off, pass off, caused, bring into, trip, get going, begotten.

Triggered zıt anlamlı kelimeler, Triggered kelime anlamı

Responsible : Sorumluluk sahibi. Emin. Sağlam. Mesul. Sağduyulu. Mesuliyetli. Sorumlu. -den sorumlu. Güvenilir. Sorumluluk gerektiren.

Unsurprised : Afallamamış. Hayret etmemiş. Şaşırmamış.