Triple deficit türkçesi Triple deficit nedir
- Üçüz açık.
- Bir ekonomide cari işlemler açığı, bütçe açığı ve tasarruf açığının bir arada bulunduğu durum. krş. ikiz açık.
- İktisat alanında kullanılır.
Triple deficit ingilizcede ne demek, Triple deficit nerede nasıl kullanılır?
Triple : Üçlü. Üç kat. Üç kat artmak. Üç misline çıkmak. Üç misli yapmak. Üç katına çıkarmak. Üç katlı. Üç bölümlü. Üç kat fazla. Üç misli.
Deficit : Zarar. Açık (mali). Eksik. Açık (hesaplarda). Açık hesap. Açık (bütçe veya hesap vb'nde). İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Açık. Kasa açığı. Gelirin gideri karşılamaması durumu. bk. gedik.
Triple alliance : Üçlü anlaşma. Üçlü ittifak. Birinci dünya savaşından önce almanya, avusturya-macaristan ve italya devletleri arasında yapılan bağlaşmaya verilen ad. bk. anlaşık devletler.
Triple bar : Üç jimnastikçinin aynı anda birbirinin çubuğuna atlayarak yaptıkları gösteride kullanılan yanyana üç ayaklı çubuk. Üçlü çubuk.
Triple bond : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Üç eksicik çiftinin paylaşıldığı doymamış birleşik oluşturan kimyasal bağ. Kimyasal bağın en güçlü tipi. İki atomun üçer elektronunu karşılıklı ortaklaşmasından oluşan bağ türü. Üçlü bağ. Asetilendeki gibi, iki öğecik arasında üç çift eksicikten oluşan bağ. Atomlar arasındaki kovalent bağ türü.
Triple core cable : Üçlü kablo. Üç damarlı kablo.
İngilizce Triple deficit Türkçe anlamı, Triple deficit eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Triple deficit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Triple deficit synonyms : a change in demand, a change in individual demand, a pass through certificate, a change in supply, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand.

Bu kısımda Triple deficit kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Triple deficit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Triple deficit anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Triple deficit ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.