Trot türkçesi Trot nedir

  • Kaçmak.
  • Hızlı yürüyüş.
  • Hızlı yürümek.
  • Gitmek.
  • Kırıtarak yürüme.
  • Tırısa kaldırmak.
  • Tırıs.
  • Koşuş.
  • Koşmak.
  • Acele etmek.
  • Tırıs gitmek.
  • Hızlı yürüme.

Trot ile ilgili cümleler

English: The old man set off at a quick trot.
Turkish: Yaşlı adam hızlı bir koşuşturmayla yola çıktı.

English: You are invited to a betrothal party a week from now.
Turkish: Sen şimdiden bir haftalık bir nişanlanma partisine davetlisin.

English: The horse trotted down the road.
Turkish: At yolun aşağısına doğru tırıs gitti.

English: A dog does not take money for his trot.
Turkish: Koşmak için köpek para almaz.

Trot ingilizcede ne demek, Trot nerede nasıl kullanılır?

Trot along : Yola koyulmak.

Trot gait : Tırıs koşma. Bacakların hareket sırasının çapraz ve daima iki ayak yerdeyken iki ayağın hareket halinde olduğu, beden ağırlığını iki bacağın taşıdığı, atların bir koşma şekli.

Trot off : Yola revan olmak. Yola koyulmak.

Trot out : Bahsedip durmak. Tırısa kaldırmak. Bilgi satmak. Teşhir etmek. Göstermek.

Trot out knowledge : Bilgi satmak.

Troths : Nişanlanma. Gerçek. Sadakat. Bağlılık. Nişan.

Trothplight : Nişanlanma. Evliliğe ilk adım (arkaik). Nişanlılık. Nişan.

Jog trot : Ağır gidiş. Ağır hareketlilik. Yavaş koşmak. Alışılmış eylemler dizisi. Atın yol ve eşkin arasında sarsıntılı gidişi.

 

Trothing : Nişanlanma. Sadakat. Gerçek. Bağlılık. Nişan.

Turkey trot : Hindi koşuşu.

İngilizce Trot Türkçe anlamı, Trot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Border on : Bitişik olmak. Ramak kalmak. Çalmak. Eğiliminde olmak. Sınır komşusu olmak.

Hastening : Acele ettirmek. Hızlandırmak. Hızlandırma. Acele ettirme. İki ayağını bir pabuca sokmak. Telaşlandırmak.

Betake oneself to : Yolunu tutmak.

Come along : Gelişmek. İlerlemek. Birlikte gelmek. Çıkmak (fırsat). Ortaya çıkmak. Düzelmek. Görünmek. Beraber gelmek. İyileşmek.

Harnesses : Kullanmak. Koşum takmak.

Absquatulation : Bir yerden aceleyle ayrılma. Hızlı bir şekilde ayrılmak. Bir yere beklenmedik bir şekilde ve izinsiz gitmek. Terketmek.

Hurries : Acele ettirmek. Aceleye getirmek. Çabuk olmak. Aceleyle götürmek. Telaş. Sıkıştırmak. İvmek. Hızlandırmak.

Bolted : Çiğnemeden yutmak. Elemek. Çekilmek (partiden). Fırlamak. Demirli. Tüymek. Sürmeli. Süzmek. Tülbentten geçirmek. Cıvata ile tutturulmuş.

Blow through : Çabucak bitirmek. Hızla harcamak. Sıvışmak.

Trot synonyms : ride horseback, trotted, harness, disembarking, depart, clip, careered, avoid, blow, be quick, disembarks, absconding, absquatulate, quick march, absent oneself, answer, be damaged, quickstep, abscond, be in a hurry, get a move on, be suitable, hurry, bustled, trotting, step out, drive, leg it, clips, bustles, be a good walker, trot out, departs.

Trot zıt anlamlı kelimeler, Trot kelime anlamı

 

Trot antonyms : rising trot, sitting trot.

Trot ingilizce tanımı, definition of Trot

Trot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The pace of a horse or other quadruped, more rapid than a walk, but of various degrees of swiftness, in which one fore foot and the hind foot of the opposite side are lifted at the same time. To proceed by a certain gait peculiar to quadrupeds. To cause to run without galloping or cantering. To cause to move, as a horse or other animal, in the pace called a trot. To ride or drive at a trot. [Bakınız: Trot].