Trudges türkçesi Trudges nedir

  • Uzun yorucu yürüyüş.
  • Ağır adımlarla yürümek.
  • Zorla yürümek.
  • Yorgun argın yürümek.
  • Yorucu yürüyüş.
  • Yorularak yürümek.
  • Yorgun argın yürüme.
  • Güçlükle yürümek.
  • Güçlükle yürüme.

Trudges ingilizcede ne demek, Trudges nerede nasıl kullanılır?

Trudge up : Ağır ağır çıkmak.

Trudge : Zorla yürümek. Güçlükle yürüme. Uzun yorucu yürüyüş. Güçlükle yürümek. Yorucu yürüyüş. Yorgun argın yürümek. Yorularak yürümek. Ağır adımlarla yürümek. Yorgun argın yürüme.

Trudged : Ağır adımlarla yürümek. Yorularak yürümek. Güçlükle yürümek. Güçlükle yürüme. Uzun yorucu yürüyüş. Yorgun argın yürümek. Yorucu yürüyüş. Zorla yürümek. Yorgun argın yürüme.

Trudger : Yorgun ve usanmış bir tarzda yürüyen kimse.

Trudgers : Yorgun ve usanmış bir tarzda yürüyen kimse.

Detrude : Aşağı itmek. İtip çıkarmak.

Extruded : İtilıp çıkartılmış. Suyu çıkartılmış. Cenderelenmiş. Darçıkımlı. Kalıptan çekilmiş. Preslenmiş. Dışarı itilerek şekillendirilmiş. Sıkılmış. Haddeden çekilmiş. İhraç edilmiş.

Extruded insulation : Ekstrüde edilmiş yalıtım. Basınçla çekilmiş yalıtkan.

Extruded feed : Ekstrude yem. Ekstrüde yem. Yüksek basınç ve buhar sıcaklığıyla oluşturulmuş, suya dayanıklı, yoğunluğu ayarlanabilen, sindirilme düzeyi yüksek yüzer balık yemi, ekspande yem.

 

Trudging : Yorularak yürümek. Yorucu yürüyüş. Uzun yorucu yürüyüş. Yorgun argın yürüme. Güçlükle yürümek. Ağır adımlarla yürümek. Yorgun argın yürümek. Zorla yürümek. Güçlükle yürüme.

İngilizce Trudges Türkçe anlamı, Trudges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trudges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clumped : Kümeye eklemek. İndirmek (argo terim). Yumruklamak. Yığmak. Küme. Kümelenmiş.

Tramped : Çiğnemek. Yaya gitmek. Serserice dolaşmak. Yürümek. Dolaşmak (bir yeri). Basmak. Kuvvetli adımlarla yürümek. Dolaşmak. Sürtmek.

Slop : Sıçratmak. Höpürdeterek içmek. Sulu bir hale getirilmiş yemek artıkları vermek (hayvanlara). Taşmak. Çamurlu suda koşmak. Ç.bulaşık suyu. Ağzını şapırdatarak yemek. Dökülmek. Sulu yemek. Dökmek.

Clumps : Ayak patırtısı. Yumruklamak. Ağır ağır atılan adımların sesi. Kümeye eklemek. İndirmek. Kümelemek. Ayakkabı pençesi (kalın). Tok ses. Yığın.

Rancor : Hıkd. Hınç. Garaz. Kuyruk acısı. Kin. Garez.

Stalk : Sinsice izlemek. Avı gizlice takip etmek. Sessizce yaklaşmak. Sap. Gizlice sokulmak. Uzun bacaklı su kuşu gibi yürümek. Yakalamak. Sinsi sinsi izlemek. Sezdirmeden yaklaşıp yakalamak.

Splash : Suya çarpmak. Sıçratılan suyun sesi. Serpmek. Sıçratmak. Sıçramak. Reklamını yapmak. (su) sıçratmak. Serpiştirmek. Cup diye düşmek. Yıkamak.

Trudges synonyms : splosh, trudge, trudging, trudged, slosh, squelch, plod, slog, tiring walk, slog on, grievance, rancour, slog away, walk, bitterness, tramp, score, stalking, pad, resentment, clumping, stalks, tramps, squish, gall, clump, footslog, trampler, tramplers.

Trudges zıt anlamlı kelimeler, Trudges kelime anlamı

Ride : Yüzmek. Kullanmak. Süzülmek. Havada kalmak. Sürüklenmek. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Üst üste binmek. Gırgıra almak. Arabayla gezmek. Arabaya binmek (sürmeden).