Trumpets türkçesi Trumpets nedir
- Bağırmak (fil).
- Trompet çalmak.
- Boru çalmak.
- İlan etmek.
Trumpets ile ilgili cümleler
English: When the trumpets sounded, the army shouted, and at the sound of the trumpet, when the men gave a loud shout, the wall collapsed; so everyone charged straight in, and they took the city. They devoted the city to the LORD and destroyed with the sword every living thing in it—men and women, young and old, cattle, sheep and donkeys.
Turkish: Trompetler ses çıkardığında, ordu bağırdı ve trompet sesinde, adamlar yüksek sesle bağırdığında, duvar çöktü; bu yüzden herkes doğruca içeriye hücum etti ve şehri aldılar.Şehri LORD'a verdiler ve kılıçla onun içinde yaşayan her şeyi yok ettiler-erkekler, kadınlar, gençler ve yaşlılar, sığırlar, koyunlar ve eşekler.
English: The elephant trumpets.
Turkish: Fil trompet çalar.
Trumpets ingilizcede ne demek, Trumpets nerede nasıl kullanılır?
A flourish of trumpets : Merasim borusu.
Strumpets : Kaşar. Sürtük. Fahişe. Orospu. Hafifmeşrep kadın.
Trumpet creeper : Borulu hanımeli.
Trumpet flower : Boru çiçeği.
Trumpet forth : İlan etmek.
Ear trumpet : Kulak borusu. Kulak borusu (cihaz).
Trumpet : Boru gibi ses çıkarmak. Boru çalmak. Fil sesi. Çığlık. Bağırış. Yaymak. Bağırmak (fil). Borazan çalmak. Boru. Boru çalarak ilan etmek.
Trumpeted : Boru sesi. Boru çalmak. Boru gibi ses çıkarmak. İlan etmek. Bağırmak (fil). Trompet çalmak. Borazan. Borazan çalmak. Boru çalarak ilan etmek. Yaymak.
Trumpet major : Trompet bandosu.
Trumpet honeysuckle : Borulu hanımeli.
İngilizce Trumpets Türkçe anlamı, Trumpets eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trumpets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pooping : Yormak. Çocuk dilinde kaka yapmak. Zarta. Osurmak. (büyük) tuvaletini yapmak. Yorgun düşürmek. Gaz yapmak. Kakasını yapmak. Pupadan çarpmak (dalga).
Bugles : Büğlü. Boru (askerlere işaret vermek için kullanılan çalgı). Kokain. Boru (çalgı). Boru çalgı. Boru. Borazan.
Annunciating : Duyurmak. Bildirmek.
Bugled : Kokain. Boru. Borazan. Boru çalgı. Boru (askerlere işaret vermek için kullanılan çalgı). Büğlü.
Annunciates : Duyurmak. Bildirmek.
Announce : Yüksek sesle bildirmek. Duyurmak. Tebliğ etmek. Bildirmek. Beyan etmek. Okumak. Anons etmek. Anons ettirmek. Anons yapmak.
Annunciated : Duyurmak. Bildirmek.
Toot : Korna sesi. Çalmak (korna veya düdük veya boru vb'ni). Boru sesi. Öttürmek. Kokain çekmek. Ötmek. Korna çalmak. Düdük sesi.
Trumpets synonyms : huntsman's horn, pipe, huntsman's horns, yellow pitcher plant, yellow trumpet, sarracenia flava, genus sarracenia, piped, blazon abroad, blaze abroad, poops, announces, advertizing, the poop, sound the bugle, sarracenia, advertized, bill, trumpeting, bugle, tootlers, tooting, tooted, trumpeted, advertise, pitcher plant, poop, announced, bugling, advertises, trumpet, tootler, advertizes.
Trumpets ingilizce tanımı, definition of Trumpets
Trumpets kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A plant (Sarracenia flava) with long, hollow leaves.

Bu kısımda Trumpets kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trumpets ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trumpets anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trumpets ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.