Trusser türkçesi Trusser nedir
- Çiçek salkımları veren bitki.
- Deste yapan kimse.
- Fıçı veril saran kimse.
- Saman balyası bağlayan kimse.
- Çiçek demeti bağlayan kimse.
Trusser ingilizcede ne demek, Trusser nerede nasıl kullanılır?
Trussers : Çiçek demeti bağlayan kimse. Fıçı veril saran kimse. Deste yapan kimse. Çiçek salkımları veren bitki. Saman balyası bağlayan kimse.
Trussed : Berkitilmiş. Bağlamak. Kafesli. Demet yapmak. Üçgenleme. Paketlenmiş. Destek koymak. Asmak. İpe çekmek.
Trussed beam : Makaslı kiriş. Kafeskiriş. Makas kiriş.
Trusses : Bağlamak. Kafes kirişleri. Destek koymak. Asmak. İpe çekmek. Demet yapmak.
Truss bridge : Çatkılı köprü. Makaslı köprü. Kirişli köprü. Kafes kirişli köprü. Köprü. Üçgen kirişli köprü. Kafes köprü.
Truss rod cover : Telli çalgılarda sap demiri vidasının bulunduğu yuvayı kapatan kapak. Sap çubuk kapağı. Sap demiri kapağı.
Trussings : Çubuk. Sımsıkı bağlama. Kiriş. Makas düzeni. Destek kirişi. Germe düzeni. Berkitme düzeni. Kafes kiriş sistemi. Kol ile desteklemek.
Trust : İtimat. Mutemetlik. İnanç duymak. İnanma. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Birine güveni olmak. Tröst. Emanet. Ümit etmek. Azel piyasasında, aynı malı üreten birbirine rakip iki veya daha fazla firmanın aralarındaki rekabeti önleyerek karlarını artırmak amacıyla hukuki varlıklarını sona erdirip tek bir firma altında birleşmeleri.
Roof truss : Çatı makası.
Truss up : Elini ayağını bağlamak. Bağlamak. İple bağlamak.
İngilizce Trusser Türkçe anlamı, Trusser eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trusser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Slacks : Kumaş pantolon. Bol pantolon. Pantolon.
Seat : Koltuk. Mevki. Ata oturuş biçimi. Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. İskemle. Kıçını tamir etmek (pantolon). Almak (salon). Yerleştirmek. Yer. Oturağını tamir etmek.
Lap : Sarmak. Tur yapmak. Şapır şupur içmek. Yalayıp yutmak. Hafif hafif çarpmak (dalga). Kucaklamak. Örtmek. Kucak. Üzerine koymak. Dönü.
Pyjama : Pijama.
Cords : Fitilli kadife pantolon. Damarlar (cam).
Garment : Elbise. Giydirmek. Örtü. Giysi. Kisve. Esvap. Giyim. Giyecek. Giyim eşyası. Kılıf.
Flannel : Zevzeklik. Flanelden yapılmış giysi. Tüylü yumuşak kumaş. Saçma. Pazen. Fanila. Flanel. Fanila ile ovmak. Fanila giydirmek. Sabun bezi.
Zip : Sıkıştırmak. Vız sesi. Fermuarını kapatmak. Fermuar kapatmak. Çaba. Harici diskleri kullanan sürücü türü. Vınlamak. Vızıltı. Güç.
Trunks : Şort. Kısa don. Mayi. Diz altı şort. Mayo. Erkek mayosu.
Zip fastener : Fermuar.
Trusser synonyms : short pants, sweat pants, stretch pants, pant leg, blue jean, trouser cuff, jodhpur breeches, pedal pusher, long trousers, churidars, knee pants, long pants, bellbottom pants, bellbottom trousers, legal guardian, toreador pants, sweatpants, corduroys, trouser leg, pant, salwar, knickers, pajama, knickerbockers, shorts, chino, gabardine, trews, leg, slide fastener, white, fiduciary, riding breeches.
Trusser zıt anlamlı kelimeler, Trusser kelime anlamı
Untrustworthy : Güven telkin etmeyen. Dönek. Sağlam ayakkabı değil. Emniyetsiz. Sakat. Güvenilmez. Güven vermeyen.
Woman : Hanım. Kadın. Metres. Kadınlar. Hatun. Gaco. Karı. Kancık. Bayan. Zenne.

Bu kısımda Trusser kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trusser ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trusser anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trusser ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.